23 Şubat 2011 Çarşamba

Golge oyunu

Gectigimiz iki hafta bizim icin biraz ozlemli ama bir o kadar da dolu gecti. Esim 12 gunlugune, bir is icin acilen Turkiye'ye gitmek zorunda kalinca, minikle ben basbasa kaldik. Karan babasini cok ozledi, ozellikle de babasi ile yaptiklari rutinlerin vakti geldiginde, daha bir hissetti yoklugunu. Hal boyle olunca da evde gecirdigimiz vakti daha bir doldurmak ve eglenceli hala getirmek gerekti.
Karan bebekken golgelerle oynamayi cok severdi, sanirim 10-11 aylik kadardi, yuruteci ile camdan giren gunes isiginin altina girer sonra da duvara yuvan golgesi ile hoplaya zoplaya dakikalarca oynardi. Gecen hafta bir sabah yeniden kesfetti eski oyununu, bana acele ile masasini duvarin yanina cektirdi ve oyuncak dinazorlarini cikartip kurdu golge sehrini. Ertesi sabah da ayni noktada turlu maskaralikla kendi golgesi ile oynadi :)



Sonra gectigimiz bu iki hafta bahce de bolca vakit gecirdik mesela, cimleri suladik, otlari temizledik, birlikte aldigimiz ciceklerimizi diktik. Simdilerde minik merakla ciceklerin cikacagi gunu bekliyor. Umarim hepsi cikar da Karan hayal kirikligina ugramaz, cunku pek bir ugrasti kuzucum.




Sonra polimer kil ile oldukca vakit gecirdik. Bu da ayni oyun hamuru gibi ( gerci biraz daha sert sayilir) ama birseyler yaptikdan sonra firinlanirsa yaptiklarimiz evladiyelik oluyor. Karan kucuk hayvanlar yapmak istedi, biraz da benim yardimimla ugur bocegi, kokarca, tavsan, sincap ve illaki yilan yaptik birlikte. Bu kil isinde Karan'in en cok hosuna giden sey, kucuk aletleri kullanarak, hayvanlara goz, agiz gibi detaylari yapmak. Mesela bu aktivitenin sonuda Karan hizini alamadi ve kocaman bir kil pizza yapip uzerine aletlerle sogan, domates, biber gibi bir suru malzeme cizip "Bu seninle JoJo icin annecigim. " deyip bana servis yapti :)
Daha onceki yazilarimda vardir, bir sene kadar once Karan'la basladigimiz bir aktivite vardi. Bir tepsiye dokulmus tuz uzerine goemetrik sekillerden olusturulmus cesitli imaj kartlarina bakarak sekiller ciziyorduk. Imajlar oldukca basitti, hayal gucunu tetikleyebilecek cinsten. Mesela buyuk bir ucgen ile bir dikdortgenden olusturulmus yelkenli tekne gibi. Karan tuzla oynamayi cok sevmisti o zaman. Gecen hafta yine aklima geldi bakalim tekrar neler yapabiliriz diye. Minik tuzu alinca basladi rakamlari yazmaya, yazilip silinmesi kolay oldugu icin yine cok hosuna gitti oynamak. Gerci biraz yazip cizdikten sonra tuzun uzerine, baktim elinde iki tane buyuk tekerlekli araba, dalmis tuzun icerisine... Ne yapalim cok eglendi diye sesimi cikartmadim, oyun bitince beraberce supurduk yerleri :)
Bunlarin disinda haftasonu bir iki aksam film gecesi yaptik minigimle, koca bir tabak patlamis misir esliginde Karan'in en sevdigi filmleri seyrettik yeniden. Birlikte alis-veris yaptik JoJo'muz icin. Karan cok guzel seyler begendi kardesine. Sonra bir iki aksam okul sonrasi icerisinde oyun parki da olan, birseyler yiyebilecegimiz yerlere gittik, evde babamizin yoklugunu hissetmeyelim diye. Derken zaten 12 gun dedigin nedir ki, gectigimiz Pazar aksami gittik aldik babamizi hava alanindan. Esim kapidan ciktiginda Karan'in bir kosturusu var ki gorulmeye degerdi. Sonra gece 12'ye kadar uyutamadik kucumeni, heyecanla sanki aylar gecmis gibi anlatti da anlatti babasina, o yokken aldigi, yaptigi herseyi tek tek gosterdi. Sonunda zor ikna ettik uyku vaktinin gectigine de uyudu. Simdi hersey normale dondu, sabahlari yine babasi ile dusuyorlar okul yollarina, ben de evde aksami zor ediyorum onun gulusunun evi yeniden doldurmasi icin.
Buralara bahar geldi, hava cok guzellesti, doga yeniden uyandi, bebisimiz 25 haftalik oldu, bize katilmasina sadece15 hafta kaldi. Hepimiz heyecanla bekliyoruz Alaz'i . Karan kardesinin adinin Alaz olmasina karar verdi bu arada. Ona sundugumuz bir kac isim alternatifinin icerisinden encok bunu begendi. Ikisi de isimleri ile uzun saglikli ve mutlu bir hayat gecirirler umarim.

1 Şubat 2011 Salı

Hastaydik...

Son iki haftadir arka arkaya hastalikla ugrastik durduk. Onun icin bebek haberimiz icin tebrik ve iyi dileklerinize cevap bile yazmadim, biraz gec de olsa bizi takip edip sevincimize ortak olan herkese cok cok tesekkur ediyorum.
Aslinda hastalik dediysem oyle cok ciddi bir problem degil aksirik, tiksirik yani bildigimiz grip iste ama iyilesmek biraz zaman aldi... Once bizim kucumen okulundan aldigi virusleri agirladi minicik bedeninde, sonrasinda geniz akintisi sinus enfeksiyonuna sebep olunca biraz antibiyotik ve istirahat ile topladik Karani. Minigim iyilesti ama, hemen arkasina ziyaretlerini bende surduren virusler son on gundur zorluyorlar beni. Hamilelik nedeni ile ilac kullanamamak kotu oldu. Neyse ama en son Pazar gununden beri oldukca iyiyim. Oksuruk ve burun akintisindan neredeyse kurtuldum, yorgunlugunuda bugun yarin atarim.


Hastalik filan derken bu ara Minikle pek fazla birsey yapamadik aslinda, dedigim gibi gectigimiz hafta sonu kendimi biraz daha iyi hissedince Cumartesi gunu bahce keyfi yaptik Karan'la. Sansimiza hava da cok guzeldi. Cimlerimizi suladik, kapimizin onunu yikadik, biraz hortumla oynayip kendimizi islattik, sonrasinda Karan hizini alamayip oyununa iceride kuveti doldurup butun oyuncaklarini icine doldurarak devam etti. Oyle yoruldu ki sonrasinda yaklasik 3 saat oglen uykusu yapti , boylelikle hem kendi cok iyi dinlendi, hem de bana dinlenmek icin zaman verdi oglum.

Pazar gunu icin onceden planlarimiz vardi. Karan ne zamandir daha once gordugu " bug catcher " yani, cocuklarin zararsiz ates bocegi, ugur bocegi, karinca vs gibi kucuk bocekleri hem kendilerine, hem de boceklere zarar vermeden yakalayip buyutec altinda bakip ve sonra da serbest birakabilecekleri basit bir oyuncak istiyordu. Biz de bunu haftasonu konusu yapik. Bir kac gun once su daha once bahsettigim uyesi oldugumuz cocuk muzesinden ( Mosi ) bir mail gelmisti, yakin zamanda muzede bocekler ile ilgili bir sergi olacagini haber veriyordu. Hemen onun zamanina baktik ama sergi tarihi 19 Subat'mis. Boyle olunca sergi icin beklemek gerektigini Minige anlattim, ama eger isterse sergi icin bizim de hazirlik yapabilecegimizi, muzeye gidip orada biraz dolasip sonrada muzenin alis veris merkezinden "bug catcher" alabilecegimizi soyledim. Karan hemen kabul etti teklifi, biz de dustuk yollara, once muzede biraz gezdik, sonra kafeteryada bir guzel karnimizi doyurduk, arkasinda da yeni oyuncagimizi almaya gittik ama malesef ellerinde hic kalmamis, bir iki hafta icerisinde yenisi gelir deyince Minigim biraz uzuldu. Biz de hemen kucuk bir arastirma ile oyuncagi bulabilecegimiz baska bir yer tespit ettik ve bu hayal kirikligini fazla uzatmadan hemen gidip baska bir yerden aldik yeni oyuncagimizi. Yaninda bir de cocuklar icin durbun aldik :) Eve donerken Karan boynunda durbunu, elinde yeni oyuncagi oylece uyuya kaldi. Ayni gece yatmadan once elinde bu, geceni 9'un da arka bahcede yakalayip bakacak bocek ariyordu :) Sanirim bu yaz bortu bocegin Karan'dan cekecegi var , hadi hayirlisi.
Hayat Karan'la o kadar hizli akip geciyor ki, bazen haftaya basliyoruz ve bakiyorum yine haftasonu gelmis, durum boyle olunca hamilelik cok cabuk ilerliyor. Nasil oldugunu anlamadan 22. haftaya geldik bile , kaldi 18 hafta :) Bu aralarin bebek ile ilgili gundemi isim, aslinda Karan'a sorarsaniz bebegimizin adi JoJo... Neyse ki sonunda Citlembigin gercek bir isme ihtiyaci oldugu konusunda Minigi de ikna ettik, simdilerde isim ariyoruz. Birkac adayimiz var, sanirim yakinda bir karara variriz artik...
Bizden haberler kisaca boyle, keyfimiz de, sagligimiz da yerinde yani. Karan'la hizli gunlere devam edip yeni bebegimiz icin gun sayiyoruz. Az kaldi az...

11 Ocak 2011 Salı

Kaldigim Yerden

Uzun zaman oldu yazamayali fakat oyle buyuk degisiklikler ve yenilikler gecti ki hayatimizdan hizina ulasamadim iste...
Neyse bu sefer en azindan yaz basina kadar haftada bir yazi ile arayi kapatmaya calisacagim, neden yaz basina kadar oldugunun aciklamasi bilahare yapilacak :)
Oncelikle kaldigimiz yerden yani gectigimiz yazdan baslayayim. Gectigimiz sene okul yilinin sonunda esimin is durumundaki degisiklik kesinlestikten ve bizim hayata Tampa, Fl 'da devam edecegimiz belli olduktan sonra herseyi burakip, 2010, 4 Mayis 'da uzun bir tatil icin Turkiye'ye dogru yola ciktik. Sonrasinda birazi da bizim elimizde olmamakla beraber, 3,5 aylik bir tatilin ardindan 24 Agustos tarihinde tasinmak ve kaldigimiz yerden devam etmek uzere donduk. Turkiye bulundugumuz zaman dolu dolu ve keyifli gecti, Karan tum sevdiklerine doydu, Tukcesini cok ama cok ilerletti, hatta donus yolumuzda artik hic ingilizce konusmayacagini iddia ediyordu :) Bu gidisimizde yasi daha buyuk oldugu icin sanirim bu sene yaptiklari, hafizasindaki unutulmayacaklar rafinda yerini almistir.


Tatil donusu hayal bile edemeyecegimiz kadar yogun gecti. 24 Agustos'da Gainesville'e vardik sonraki hafta esya toplama ve Tampa'ya ev aramak icin gelis-gidis ile gecti. Sonra 3 Eylul itibari ile hem evi tasimis, hemde bizim minigin okulunu bulmustuk. Bizce sehirler arasi bir tasinmda kendi capimizda rekor kirdik.

Anlattigim gibi Tampa hayati cok yogun basladi, hepimiz icin yeni bir adaptasyon donemi gecirdik. Karan baslarda eski okulunu, daha dogrusu arkadaslarini cok aradi. Hala bile eski resimlerine baktikca "annecigim ben Violet'i ve Jakson'i cok ozledim " diyor. Ama hayat iste, minigimde alisiyor hayatin bazi mecburuyetlerine ...
Bunun yaninda yeni okulu konusunda cok sansliyiz, Karan burayi da cok sevdi, hatta bazi gunler aksam almaya gittigimizde " neden erken geldiniz, ben oynuyordum ." deyip bizi sasirtiyor . Ogretmenlerine ve arkadaslarina tahminimizden cabuk alisti.




Yandaki resim okulun ilk gunune ait, baslarda cok cekingendi minigim ama simdi cok guzel kaynasti arkadaslarina.
Okul konusunda bir baska degisiklikte artik tam gun gidiyor olmasi, daha once 8.30- 12.30 arasinda okulluyduk, ama buraya tasindiktan sonra birazda mecburiyette diyelim 9.00-5.15 arasinda okulda. Karan'in okulu ile esimin bolumu yuruyus mesafesinde, durum boyle olunca sabahtan babasi ile gidip aksamlarida babasi ile donuyor.





Bu sefer ev ararken Karan icin oynuyabilecegi bir bahcesi olsun cok istedik ve biraz da sans yardimiyla tam da istedigimiz gibi bir ev bulduk. Havalar guzelken ve ozellikle yaz icin aldigimiz kucuk havuzumuzu kaldirmadan once Karan'i iceriye sokmakta zorlandik neredeyse :) Simdilerde hava daha serin oldugundan disarida suyla oynayamiyor, durum boyle oluncada oyun icin daha cok evin icini tercih ediyor ama umutluyum, yazin daha cok kullanacagiz bahceyi .








Bu arada zaman buldukca hala aktivite yapmaya

calisiyoruz minigimle ama okulu tum gun oldugundan beri daha zor olmaya basladi. Aksamlari geldiginde de genellikle cok yorgun oluyor, onun icin zaman zaman haftasonlari yapmaya calisiyoruz birseyler.
Mesela yanda ki bir kaba siktigimiz babasinin tras kremi ile yapmaya planladigimiz aktivitenin sonu :)
Bunun disinda Tampa cok buyuk bir sehir, aslinda bu da buraya tasinmamizdaki onemli sebeplerden biri bu. Karan ile yapilabilecegimiz cok sey var burada . Cocuk muzeleri, aktivite merkezleri, hayvanat bahceleri, ailecek yapabilecegimiz bir cok sey yani... Tum bunlari yavas yavas kesvetmeye basladik bile .Geldikten sonra yaptigimiz ilk sey MOSI'ye (Museum of science and industry) senelik uyelik almak oldu . Burasi cok genis bir yas yelpazesine hitap eden, daha cok cocuklar icin tasarlanmis bir muze. Ozellikle bazi bolumleri bizim Karan'la yaptigimiz gibi deneyerek ogrenmeye yonelik bir cok aktivite ile dolu. Mesela gectigimiz bir kac ay (Agustos-Eylul ) Florida icin kasirga sezonu idi. Bu donemde Mosi'de ozel bir sergi acildi, bu bolumde kasirga nasil olusur, nasil zarar verir, korunmak icin neler yapilabilir gibi temel sorularin cevaplarinin yer aldigi canlandirmalar oldu. Karan'in cok ilgisini cekti. Hatta ard arda 3-4 kere gittik ayni sergiye :)



Bir de bizim minigin yeni ilgi alani trenler. Burada sansimiza evimizin cok yakininda, icerisinde kucuk olcek trenlerin oldugu, hatta her ayin ikinci cumartesi gunu bu trenlerle dolasabilecegin bir park bulduk.









Gectigimiz hafta sonu oradaydik, Karan'in keyfine diyecek yoktu, tum haftasonu tren muhabbeti ile gecti, hatta eve gelincede babasi ile tren setlerini kurup oynadi durdu.


Tum bunlarin disinda bence en buyuk yenilik, Eylul ayinin sonuna dogru ailemizin 4 kisi olacagini ogrenmemizdi. Karan'in habere ne kadar sevindigini soylememe gerek yok sanirim, Kasim ayi ortalarinda konuya o kadar cok isinmisti ki cinsiyetini bile bilmeden kardesinin adini Miss JoJo koydu :) Dun ogrendigimize gore bebegimiz kizmis. Yani Karan'in on sezisi dogru cikti. Kismetse Miss JoJo Haziran basinda dunyaya gelecek.

Simdilerde hamileligin 19 haftasini geride biraktik, yarisi yani. Allaha sukur hem iceride, hem de disarida hersey yolunda.

Karan hayatimi tamamen degistirip beni ilk defa anne yapmisti bu hayatimda bana verildigini dusundugum en buyuk ayricalikti , simdi kizimin dogumu ile de sanirim tamamlanacagim.


Iste kucuk citlenbigimizle tanisin ; Miss JoJo

15 Eylül 2010 Çarşamba

Bir yil daha gecti.

Canim yavrum,


Iste bir yil daha gecip gitti. Zaman insanin nefesini kesecek kadar hizli akip geciyor. Dogumun daha dun gibiyken sen coktan bebeklikten cikip koca bir cocuk oldun. Tum enerjinle hayati kavramaya calisip , mucadele etme istegini gordukce hayrete dusuyorum bazen.


Oyle hassas ve duygusalsin ki... Son zamanlardaki hayatimizda gelisen yeni degisiklere uyum saglama basarin ve bazen kendi bakis acinla cevap veremedigin sorulara " annecigim hersey cok guzel olacak degil mi? " diyerek cikis yolu aramanda ki incelik, sana olan hayranligimi daha da arttiriyor.


Etrafindaki hayati anlamak icin verdigin tum savasa ragmen hala kucucuksun, hala etrafinda bizim varligimiza muhtacsin. Hala bizim yol gostermemize ihtiyacin var. Bazen onumuzdeki yol beni korkutuyor, ve herzaman varligin icin sukredip, allaha dua ediyorum sana dogru yolu gosterip, iyiye yonledire bilmek icin bana, bize gereken onseziyi versin diye.


Bundan 20 sene sonra yasamla kaynasmis, kendi ayaklari uzerinde duran, hayata dair secimlerinin buyuk bir kismini yapmis bir birey olacaksin. Umarim sana gosterdigimiz hedefler herzaman senin icin de dogru olur, umarim gozlerindeki piriltiyi hic kaybetmeden katilirsin hayata. Isterim ki her hata dogruyu bulmak icin yeni bir ip ucu olur senin icin , her dusus, yeni bir cikisin baslangici, her hayal kirikligi, henuz bulamadigin gercek icin enerji kaynagi.



Senden once hayata ne icin oldugumu bilmezken, senden sonra tamamen sana dondum yuzumu ve sana soz veriyorum Tanrim izin verdi surece yaninda olacagim, senin bana verdigin enerji ile seninle buyuyecegim.



Mutlu yillar kucumenim, iyi ki dogdun.

Seni canindan cok seven Annen.



14 Mart 2010 Pazar

Gezdik...







Yine bos durmadik gezdik, bir ucundan baslayip anlatalim istedim. Gectigimiz ayin ortalarinda Gainesville'de geleneksel ortacag festivali dedikleri bir senlik oldu ve biz de kacirmadik :)( Hoggetowne Medieval Faire )

















Giderken ne ile karsilasacagimizi cok da kestiremiyordum ama festival alanina verdigimizda iyi ki gitmisiz dedim, cunku Karan cok eglendi.









Ne tarafa baksa turlu kostumler giymis bir suru yetiskin, sovalyeler, atlari, filler, develer, dev kuklalar, ortacag muzigi yapan gruplar, arplar, dev kopukler yapan buyuculer, uzun tahtalar uzerinde yuruyen hokkabazlar, agzindan atesler sacan insanlar, ilizyonistler ve hatta donemin kraliyet ailesi.












Bu aslinda her sene yapilan bir festivalmis bu ama Karan buyudukce biz de yasina gore etkinlikleri arastirmaya basladik ve bu sebepten boyle seylerden yeni yeni haberimiz oluyor. Festival her sene duzenlendiginden bunu bilen herkes festival'e gelirken ortacag kostumlari ile gelmislerdi. Bizim disimizda sadece birkac kisi ortalikda kostumsuzdu diyebilirim. Neyse bu sene oradan kilic ve kalkanimizi aldik, seneye sanirim minigi sovalye kiliginda goturebiliriz :)










Festivale sabah 10'de gittik ve sanirim oglen 2 gibi ancak eve donebilmistik ama minigin basi oyle bir donmustu ki o gun 3 saat oglen uykusu yapti ve kalkar kalkmazda ekmek bicagim (kilicini kastediyor ) ile kalkanim nerede diye sordu :))


Simdilerde bir site buldum http://www.fun4gatorkids.com/ bu sitede Gainesville'de ve cevresinde cocuklarla birlikde yapilabilecek etkinliklerin aylik takvimlerini veriyorlar. Boylelikle hafta sonlarinda simdi ne yapsak diye daha az dusunur olduk.Mesela onumuzdeki hafta sonu yine Gainesville'de sanat ve muzik festivali var, hafta sonu oradayiz yani :)
Buralarda havalar guzellesti, kendimizi parklara, bahcelere atmaya basladik, birde yaz icin Turkiye biletlerimizi de aldik ki keyfimize diyecek yok, Karan hergun bavula koyup goturulecek yeni birsey icat ediyor, enson istegi, oyuncak trenlerinin ahsap koprusunu Turkiye'ye goturup amcasina gostermek ve ona nasil yapildigini ogretmek :) Biz cok gulduk bakalim amcasi ne ne diyecek buna ???

Haftaya da babamizin okul gezisinde pesine takilipda gittigimiz Charleston ve Savannah maceramizi yazacagim zira cok eglenceli seyler yaptik ...

21 Ocak 2010 Perşembe

En sevimli cift


"Ben kendim yapacagim."

Iste bu gunlerde minikten en cok duydugumuz kelimeler bunlar. Ayakkabilarini giyerken, ellerini yikarken, hatta kurularken, (zira babasi onun boyunun yetsebilecegi bir yere aski yerlestirdi de simdilerde taburesini oradan oraya tasimak zorunda kalmiyor kucumen), sonra yemek yerken, bardagina sut koyarken, dislerini fircalarken, tuvaleti kullandiktan sonra camasirini ve pantolonunu kaldirirken, yani akliniza gelebilecek her turlu eylemde Karan'dan cikan kelimeler bunlar " Ben kendim yapacagim."
Bizde hevesini kirmamak ve becerilerini gelismesine yardimci olmak icin herseye tamam diyoruz ama gecenlerde kendi suyumu muslukdan kendim icecegim deyince ortaya cikan goruntu bu oldu. Suyunu ictikden sonra musluktan indiginde ustu basi oldugu gibi islanmisti ama, suratinda cok tatminkar bir gulumseme vardi :) Sanirim Karan'in gelisiminin bu donemini de bu sekilde gecirecegiz, haydi hayirlisi...


Bir onceki yazida, daha sonra yazi konusu olacaginin sozunu verdigim gibi, biraz da Karan'in kiz arkadasindan bahsedeyim. Ismi Violet, bizim minigin kreste sinif arkadasi. Karan'in son gunlerde agzindan hic dusermedigi isim bu. Hic duymuyorsak gunde on sefer duyuyoruz ismini, " Annecim Violet bana dedi ki ..." ya da " Annecim, biz Violet'la bugun... " ya da " Annecim bugun okulda ben aslan cizdim Violet'da..." gibi cumlelerin ardi arkasi kesilmiyor. En uzgun gunlerimiz de Violet'in okula gelemedigi gunler oluyor, artik aksama kadar soruyor "Annecigim Violet hasta mi olmus? " diye. Durum bana da, babasina da cok sevimli geliyor. Maceralarini dinlemek bizi cok keyiflendiriyor, ama bazen ilgiyi biraz abartip fazla soru filan sormaya kalkarsak, konuyu hemen degistiriyor kucumen :) Ama anlatirken o kadar sevimli ki anlatilmaz. Birkac hafta once minigi krese birakmak icin birlikde evden cikarken babasi arkamizdan, "Violet'e selam soyle Karancim ." diye seslendi. Bizim ki ne dese begenirsiniz ;
" Tamam babacim, senin icin operim " ::))

5 Ocak 2010 Salı

Daglarda.

Yeni yil tatilinde gunluk kosusturma ve rutinizden kucuk bir kacamak yapip Fort Mountain/Georgia' a gittik. Yedi saatlik keyifli bir yolculukdan sonra sabah saat 4.30'da baslayan seyahat oglen 1o gibi verilen bir kahvalti molasindan sonra sanirim oglen 12.30 gibi dagda bitti , minik o kadar uzun yolda sikilirmi acaba diye endiselenmistik, ama yola cikis saatimizden dolayi zaten yolun yarisini uyuyarak gecirdi ve kalan yarisinda da biraz muhabbet, biraz da yanimizdaki DVD playerdan seyrettigi en sevdigi cizgi film ile basarili sekilde tamamladi.



Aslinda kar gorebilmeyi cok istiyorduk ama sabahlari catilarda gordugumuz kiragi ile yetindik uc gun boyunca, Karan cok heveslenmisti kardan adam yapacagiz diye ama malesef biz oradayken yagmadi.





Hava hatiri sayilir derecede soguktu. Minigi ilk defa bu kadar usumus gorduk. Hatta birinde eve geri dondugumuzde yanaklari o kadar kizarmisti ki kendisi bile guldu haline.














Ilk gunumuzde hava soguktu ama gunes yuzunu gosteriyordu, hava piril pirildi. Bundan yararlanip Karan'i ust uste giydirdik ve dag golunun cevresinde bir yuruyus yaptik. O gun tam anlamiyla mevsim itibari ile etrafin cok kalabalik olmayisinin tadini cikarttik. Karan gol kenarindaki parkta doyasiya oynadi, etrafta istedigi gibi kosturup cigliklar atti.










Ertesi gun buraya kadar gelip de zirveye yurumemek olmaz diyip yine giyindik kusandik ve attik kedimizi disariya. Yuruyusun basinda Karan'in yuruyup yuruyemeyecegi konusunda endiselenmistik ama, arada "Benim oglum aslanlar gibi yuruyor " ya da " Karan cok buyumus artik bizim kadar yuruyebiliyor. " gibi yureklendirmelerle tepeye kadar ciktik ve yine ayni tempoda indik. Yukaridaki manzara tek kelime ile superdi. Dagin eteklerinde ki kasaba ayaklar altinda, kilometrelerce ekili alan ve aralarina serpistirilmis ciftlikler.

Tepede bizim surekli yer degistirerek birbirimizin resimlerini cektigimizi goren bir kizcagiz bize hepimizin birlikte resmini cekmeyi teklif etti ve bizde memnuniyetle kabul ettik. Yukariya koydugum resim o. Karan'in yuzundeki gulumsemeye dikkat edermisiniz lutfen, oglum yine firsati kacirmayip fotografi ceken abla ile flort ediyor.

Son gunumuz olan 31 Aralik'da ise hava zaman zaman goz gozu gormeyecek kadar sisliydi. Sisli havayi bu kadar sevebilecegim hic aklima gelmezdi. Ormanda sis bir baska imis.
Sisi umursamayip yaptigimiz yuruyuslerde bir suru guzel fotograf cektik.
Zaten guzel olan orman sisten kaynakli isik oyunlarinin altinda bir baska guzeldi.







Karan'da o gun cok eylendi, yine gol kenarinda bu sefer oldukca uzun bir yuruyus yaptik, yuruyusun sonu Karan onune cikan hicbir su birikintisini kacirmadan icine girdigi icin banyoda bitti, ama sonunda o kadar cok yorulmus ki sonrasinda 3 saat oglen uykusu yapti.







Karan'in uykusundan sonra son gunun tumunu kullanalim diye bir yuruyus daha zorladik, hatta fenerlerimiz filan tam teskilattik ama, hem sis, hem de gunlerin artik kisa olmasindan dolayi erken kararan hava yuzunden evden fazla uzaklasamadan geri donduk. Zira etrafdan duydugumuz hayvan sesleri hic eglenceli gelmedi bize. Bu arada Fort Mountain'in siyah ayilari ve vasaklari ile unlu oldugunu soylemem lazim sanirim .
Hepimiz, ozellikle de Karan bu gezimizden cok memnun kaldi. Geldigimizden beri zaman zaman
" Annecim ben dagi cok sevmistim, hadi tekrar gidelim biz oraya." deyip duruyor. Bakalim kismet belki seneye tekrar gideriz ve bu sefer sansimiz yaver gider de kar goruruz.