15 Eylül 2009 Salı

Icimden kelimeler

Sanirim hayatimin degistigini ta o zaman anlamistim... Gorunusundeki toyluguna ragmen , beni o cok bekledigime sonunda kavusturdugu icin minnetle baktigim doktorun suratindaki keyfi gordugumde de, saglikla dunyaya geldigini hissetmistim. Seni canimdan kopartipda gogsume verdikleri o gunun uzerinden tam uc sene gecti bugun oglum. Her ani seninle dolu uc sene.

Uc sene icerisinde cok yol kat ettik biz, biz diyorum cunku seninle ben de ogrendim. Herseyi en basindan kesfediyor olmanin heyecan ve sevinc isiltisi gozlerinde parladiginda, benim de icimde kaybolmaya yuz tutmus, yetiskin olma yolunda yitirdigim bazi seyler dirildi. Karinca yuvalarina birlikde biskuvi ufalarken ya da dallara konmus kuslarla laflarken seninle ayni sevinci paylasmak,sanirim hayatta tadilabilecek ender keyiflerdendir.
Sen cocuk olmanin tum ayricaliklarini yasarken bizi de o coskuya ortak etmeye calisma istedigini gorup mutlandim hep sana bakarken. Gozlerinde ki hayat coskusuyla benimde icimde kivilcimlar parladi, yapamam dedigim bircok sey icin kuvvet buldum kendimde.

Simdiye kadar hep tatli , keyifli seyleri paylastik seninle ama birgun seninde ogrenecegin gibi hayat bazen cok aci olabilir yavrum, ama inan bana guzellikleri gormeden cirkinin de var oldugunu, aciyi tatmadan mutlulugun ne kadar onemli oldugunu hicbir zaman anlayamazsin.
Yasam kucuk dengelerin uyumudur, hayatta grilikleri hep gecis donemleri icin kullan oglum, temelde siyah ve beyazdir yasam ... Kendi dogrularin her zaman baskalarininkiler ile ortusmek zorunda degil sakin unutma, sadece hayata karsi tavrini belirlemektir onemli olan . Omrun boyunca en az karnini doyurdugun kadar ruhunu da doyurdugundan emin ol , esas seni sen yapan odur...

Sana sahip olmak sanirim Tanrinin bana verebilecegi en buyuk odul oldu.
Varliginla beni ayricalikli hissettirdigin icin, her zaman bana yasam sevinci veren gozlerindeki hic bitmeyen isilti icin, bana anneligi tattirdigin icin tesekkur ederim yavrum.
Iyi ki dogdun, yasanasi nice saglikli yillara.

Annen.

Ve simdi de baban ;

Karan,

Ne yollar katettin… Eminim her cocuk boyledir belki ama sen bizimsin, bizim bilidigimizsin. Ucuncu yasin, eskittin bunu bile, ama yazayim dedim, cunku muthis guzel, muthis o gozlerindeki, bizim koymadigimiz, koyamayacagimiz, pariltiyi gormus olmak:



Karan bugun tersten 'cocuk' cizdi…

foto, mayis 28, 2009









Simdi dedi “ben inege cocuk cizeyim” [inek uzulmustu bir sey icin, Karan da onu mutlu edecek]… aldi eline kalemi, tersten, aynen benim kullandigim gibi kalemi yukariya dogru tek cizgi hareketiyle filan… ilkin cevreyi, profili cizdi, sonra cok ozenle iki goz kondurdu kendine yakin olan tarafa, sonra o ters el hareketiyle burun geldi, ben ancak ayaklarda anladim tersten cizdigini, yine a ters el hareketiyle once bacaklar sonra ayaklar gelince benim oldugum tarafta…

Oylesine ek bir dikkat vardi ki hareketlerinde, simdi dusununce anliyorum, ben de tersten birsey cizmem gerektiginde biliyorum cok dikkat ve dusunmek gerektiriyor neyin nereye dusecegi gozlem duzleminin tersinde...



Bir de… ben simdi ilk defa bir baska Karan gordum… bu kadar dolu, duyar, duygusal oldugunu bilmiyordum… irkildim, asik oldum, ne diyeyim… kendi basina dunyasini kurmus, bizden baska bir Karan. Oynarken 'pretend' ettigimiz durumlari oylesine bir duyarlilikla coordine, control etti ki… Inekle Aslanla kurdugu dialoglar, beklentilere, uzuntulere cevap verisi, birakmamasi, 'tamam' diyene dek israr etmesi, dogru bildigini, anlatarak kabul ettirmeye calismasi… "bak sen simdi bekle, ben gelecegim hemen', ya da 'bak sen simdi uzulme, ben sana sut getirecegim' gibi...



Ayni sey aksam da oldu… trenlerinden biri ile pretend yapiyorduk, orada da ayni bu yeni Karan, trenine hayatini gosteriyordu, onunla konusuyordu, sonra ben tren olarak, bir konuyu uzatinca biraz bir ara 'babacigim' diye hitap etti trene, durumunu anlatmak cabasiyla…

Sonra tren bir konuda huysuzluk yapinca, iki eliyle tutup, neredeyse bizim ona yaptigimiz gibi 'hayir ama simdi, buyuyunce' filan gibi birseye gelen seyler soyledi…



Baska bir Karan, bizden cok farkli, bizim dusundugumuzden cok daha fazla herseyin farkinda, ve belki bizim kendimizle ilgili farkinda olmadigimiz seylerin de farkinda...



Aslinda ilk defa da 'baskasi' ni gordum… ben degil, arzu degil, biz degil, bizim Karan degil, Karan, kendi Karan…

Ve sanirim Babam, bizim yapmamiz gereken seni tanimaya ve anlamaya calismak… deli gibi sevmek yetmiyor, her ne demekse deli gibi sevmek caba gostermeden...



….

Evlat, seni seviyoruz cok… ve arkadasligin yol gosteriyor bize… sen sen ol bizi pek takma


izyuvey izyuveymabebey...

22 Temmuz 2009 Çarşamba

Neler oldu ?

Daha sik yazacagimi soylemistim ama mumkun olmadi. Biz burada Karan'li hayati tum hiziyla yasarken firsat bulup da iki satir yazamadim iste...

Neyse hersey yolunda diyerek baslayayim. Karan tum hiziyla buyumeye ve ogrenmeye devam ediyor. Bu yazin en onemi olayi dedemizin ve babanemizin burada yanimizda olmalari sanirim. Karan'in keyfine diyecek yok. Evdeki oyun arkadaslari cogaldigi icin cok memnun kerata, ustelik Turkecesi de cok ilerledi. Hatta o kadar ilerlediki, bazen soyledikleri karsinda ne soyleyecegimizi bilemiyoruz. Mesela gecen gun onun saclarini kurulurken benim iki elimide tutup "Annecim bir dur, bir sabret, bir sey soyleyecegim " dediginde ne diyecegimi sasirdim. Ya da bir kac gun once aksam ki uyku saatinden once ona her geceki gibi masallarini okudukdan ve optukden sonra
" Haydi annecim artik uyku vakti geldi , ben ustunu ortup gidecegim." deyince bana " Hayir annecim senin isin daha bitmedi, bana masaj yap " demesi gibi :) Dedigim gibi bazen oyle seyler soyluyor ki insan ne diyecegini sasiriyor.


Bir de farkettigimiz baska bir sey var ki o da iki ayri dilin varliginin cok cok farkinda olmasi. Henuz arastirmadim, belki normaldir ama ilk fark ettigimde beni cok sartti. Daha once hic denememistim, bir kac gun once Karan'a bir kac kelimenin ingilizcelerini sordum, yani Karancim agacin ingilizcesi ne gibi, hepsinin karsiligi ben sordukca soyledi.


Bunun disinda minik cok guzel resimler yapmaya basladi, hele bir cocuk cizisi var ki anlatilmaz. Hic bir detayini atlamadan itina ile ciziyor cocugu, en sonunda da saclarini konduruyor kafasinin tam tepesini ve bitiriyor resmini :) biz harika olmus Karan'cim, eline saglik dedikce de ciziyor da ciziyor ...

Sanirim ne kadar hareketli oldugunu soylememe gerek yoktur. Evde dort yetiskiniz ama bazen dordumuzu de yorgun dusuruyor. Yaz boyunca minik dedesi ve babanesi ile daha fazlaca vakit gecirsin diye kres gunlerini haftada 3'e indirmistik, iste hafta ici iki gun ve haftasonlari sabahlari dedemize ait. Saat 7 parklarda gune bir basliyorlar, aksam 9'a kadar uyku haric her dakika oyun ve arastirma ile geciyor. Tabi Karan bu, nazinin gectigini anladigi icin hem dedesine, hem de babanesine her istedigini yaptirip pur keyif gunler geciriyor.




Son yazima bahsettigim gibi yaz basinda yaptigimiz son aktivitemiz cilek toplamak olmustu Karan'la.
Gecen senekinden farki olarak bu sene canla basla cilek topladi minigim. Hatta evde topladiklarini yerken de nasil topladigini hatirlatti durdu bize.
Babamizin da islerinin daha az yogun oldugu bu gunlerde bol bol geziyor ve hep birlikde Karan'li gunler geciriyoruz. Yasadigimiz yere yakin gol ve kaynaklara yaptigimiz haftasonu gezilerinde ki anilar ve fotograflar da ilk firsatta blogumuzda olacaklar. Birkac hafta icerisinde yeni aktivitelerimiz ile birlikde yazilara devam etmek uzere....

17 Nisan 2009 Cuma

Hicbir yere gitmedik :)

Yine uzun oldu degil mi? Cok farkindayim, hatta son iki haftadir site icin dusundugum resimleri ayirmis ve hazirlamis olmama ragmen bir turlu basina oturup yazamadim. Ama bundan sonra kararliyim, siteyi daha guncel tutacagim.

Her ne kadar ben yazamasamda burada hayat tum hiziyla akmaya devam ediyor. Minik cok buyudu, krese basladigindan beri iyice dillendi. Hem Turkcesi hem de Ingilizcesi cok ilerledi, sosyallesti ve cok hareketlendi. Iyice ele avuca sigmaz oldu :) hareket isinden genelde sikayetci degiliz ama aksam olupta babasiyla karsilikli koltuklara yigilip kalinca ne kadar hareketli bir oglumuz oldugunu tekrar anliyoruz.



Karan'da ki en sevdigim yeniliklerden biri espiri yetenegi :) bu aralar bilerek ve dusunerek bize espiri yapiyor. Bazen sasirtiyor bizi ince ayrintilari nasil fark ettigini gostererek. Bizim onu guldurmek icin kullandigimiz kucuk oyunlari tam da sirasi geldigine bize yapiyor, ki o zaman tadindan yenmiyor ... Gecenlerde babasi onun resmini cekmeye calisirken oturmus o da eliyle babasinin resmini cekiyor, agziylada efekt yapiyor hareketine.






Sonra bir de saklanbac oynarken hic gorunmeden saklanmalari varki cok alem, ustune ustluk gozunude kapatiyor iyice saklanmis olayim diye her halde :)
Unutmadan aslinda en onemli yeniligimiz her ne kadar resimde altinda bezi olsada artik bezden kurtulduk diyebiliriz. Bir kucuk isimiz daha kaldi ki sanirim onu da onumuzdeki bir kac gunde halledecegiz diye umuyoruz:)










Son yazdigimizdan bu tarafa rafimiza ekledigimiz yeni aktivitelerimiz de oldu tabi. Ama bu sefer Karan'in hizina yetismekte zorlandigim icin aktivite sirasinda resimlerini cekemedim, ilk firsatta onlarida ekleyecegim.





Mesela bunlardan iki tanesi buyuteclerle ilgili, Karan her ikisinide cok sevdi hele kabuklara neredeyse hergun dakikalarca bakiyordu ilk rafimiza koydugumuzda.






Digeri ise ayni resimlerin hem cok cok kucuklerinin, hem de normal boyutta olanlarinin bulundugu ciktilar aldik internetten ve Karan buyutec yardimi ile kucuk olanlara bakip buyuk olan esleri ile birlestiriyor.












Bunlarin disinda burada kirtasiye diyebilecegim bir yerde buldugum aslinda farkli bir amac icin kullanilan ama bizim renk siniflandirma ve el koordinasyonu icin uygun buldugumuz bir baska aktivetemiz daha oldu








Sonra bir oyuncakcida buldugumuz cocugun kavramlarin ve durumlarin opozitlerini buldugu kartli bir oyunumuz oldu. Karan bununla oynarken opoziti buldugu seye bagli olarak yuz ve vucut hareketler ile durmu ifade etmeye de calisiyor ki hali cok tatli oluyor : )








Bir de bence en onemli seylerden biri de ,bir suredir planlarini kurdugum kucuk bahcemizi sonunda yaptik. Karan ile birlikde buyuk bir keyifle domates, salatalik, biber, sogan sarmisak, maydanoz tohumlarini teker teker cimlendirme kaplarimiza ektik ve sabirla buyuttuk. Simdi hepsi oldukca buyuduler. Ilk ekim islemlerini yaparken Karan'la bitkilerin nasil buyudugunu, cok sevdigi salatalik ve domatesin nereden geldigini, bitkilerin yasamak icin nasil surekli suya ihtiyac duyduklarini onun anlayacagi dilde ve ilgisi olcusunde konustuk. Her ne kadar gecen gun domateslerden birisini yapragini kopartmak isterken kirsada, genelde bahce ile arasi cok iyi. Bana sularken yardim etmek konusunda cok istekli. Once bitkilerle baslayip sonra kendi ayaklari ile devam eden sulama islemi genellikle yerdeki topragin uzerinde camura donusmus kumlarin avuclanmasi ile son buluyor ama Karan durumdan cok keyif aliyor :)





Bir de iki hafta once kresimizin bir etkinligi vardi ona katildik, kucuk ciftlik hayvalarini getirdiler etkinlik kapsaminda. Tavsanlar, kuzular,koyunlar, keciler,tavuklar. Karan cok ama cok mutlu onlari gorunce ve neredeyse baska hicbir seyle ilgilenmedi. Zaten oyle olacagi daha gitmeden belli idi, cunku "Kuzularla ne yapacaksin Karan" diye sordugumuzda " Sarilicam, sonra sikicam sikicam " diyordu. Bu onun sevgi ifadesi tabi, akla yalnis birsey gelmesin :)



Sila'larin evinden universite kampusunun icindeki Lake Alice yuruyus mesafesinde bu yuzden neredeyse her gittigimizde oraya kisa bir yuruyus yapiyor ve cocuklar icin buldugumuz kumu bol bir kosede oturup kum oynuyoruz. Artik oyle aliskanlik haline geldi ki Karan oglen uykusuna yatarken hemen soruyor "Anne Sila'ya gidicez ?"...









Sonra neredeyse hergun Sila'miz ile oynamaya gidiyoruz, ikisi de iyice buyudukleri icin birlikde cok daha guzel oynar oldular. Zaman zaman kavgalarimiz olmuyor degil, ozellikle Karan'in "o benim" cigliklari zaman zaman isitiliyor ama gun gectikce daha iyiye gidiyoruz.











Gectigimi hafta burda Easter dedikleri yumurta baysamiydi, baharin gelisini kutladi cocuklar. Tabi boyle bir aktivite olur da Karan'la Sila geri kalir mi. Onlarda diger cocuklar gibi Maguire Village'de ki parka ve agac altlarina saklanan icleri cikolata dolu yumurtalari bulup dev tavsanin arkasindan civcivler gibi kosturdular. O aksam Karan oyle cok yorulmustu iki ilk defa uyku saatinden bir saat once uyudu :)




Bizim buralara yaz geldi, doga yeniden fiskirdi, cok sicaklar bastirmadan parklarin ve bahcelerin en keyifli zamanlari basladi.
Hatta gecen haftasonu ailecek bu senenin ilk cileklerini toplamaya gittik ama onu da bir daha ki sefere anlatacagim :)

11 Şubat 2009 Çarşamba

Gezi

Bir kac hafta once ailecek Charleston,SC daydik. Son anda karar verip, esimin ogrencileri ile yaptigi geziye minikle birlikde dahil olduk. Iyi ki de gitmisiz, minikle ben cok cok iyi vakit gecirdik. Cok guzel bir sehirdi Charleston, zamanimiz kisitliydi ama elverdigi olcude gezmeye calistik. En cok sevdigimiz yerlerse South Carolina Aquarium ve Water Front park .


Ozellikle akvaryum gezimiz cok keyifliydi. Sabah babamizi ogrencileri ile sehir turuna ugurladikdan sonra Karan'la birlikde atladik arabamiza ve dogru akvaryuma. Icinde yuzlerce balik ve deniz canlisinin oldugu cok buyuk bir yerdi. Binada bir cok bolum vardi, dag, nehir,gol, okyanus canlilari ayri ayri akvaryumlarda sergileniyordu.



Sadece baliklar ve deniz canlilari degil, birlikde yasadiklari bitkiler, kuslar, agaclara kadar sergilemislerdi. Gunun ortasinda buyuk akvaryum dedikleri yerdeki gosteri ise nefer kesici idi. Icinde en kucugun boyutu Karan kadar olan baliklarin yasadigi bir akvaryuma iki dalgic girip elleri ile baliklari beslediler ve ozel bir mikrofon araciligi ile seyredenlerin sorularini yanitladilar. Isin en heyecan verici yani ise akvaryumda 2 ya da 3 tane buyuk kopek baligininda olmasi idi.






Bir de Karan'in en keyif aldigi kose cocuklar icin hazirlanmis tekneydi, kaptan Karan gemiyi kesfederken cok keyifli idi .


Tum detaylari ilgiyle inceledi, keyif aldigi her halinden belli idi :)










Waterfront park denilen yerde uzun beton bir iskelenin arkasinda kiyi boyunca uzanan guzel bir park ve buyuk bir havuzdan ibaret.
Uzun uzun yuruyus yapilabilecek, cocuklar icin engelsiz kosturulabilinecek bir yer. Karan'da oyle yapti zaten, Havanin biraz serin olmasini onemsemeyerek park boyunca kosturdu durdu. Aksam odaya dondugumuzde biraz yorgun ama cokmutluydu. Uzun uzun babamiza neler yaptigimizi, akvaryumda neler gordugumuzu heyecanla anlatti :)
Bu iki gunluk kisa gezi hepimiz icin iyi bir degisiklik oldu, gunduzleri hep birlikde olamasakda aksam yemeklerinde ailecek Low Country Cuisine dedikleri Bol deniz mahsullu guney mutfagini tatdik, sohbet ettik ve bol bol Karan'a gulduk :))

17 Ocak 2009 Cumartesi

Bu yil yaptiklarimiz II

Bu yazamadigim donemde baska neler mi yaptik ? Iste kalanlar :)

Uzun zamandir Karan'a evimizin salonunda bir kose hazirlamak fikri vardi, ama bir turlu nasil organize edecegimizi bulamiyordum , sonunda oldukca hesapli ve guzel bir raf buldum. Burada aldiginiz her mobilyayi kucuk bir kutu icinde eve getirip cakip, vidalayip kendin yapmak zorunda oldugundan mobilyayi ayakta duracak hale getirmekle basladim :) Sonunda kafamdaki gibi bir kose hazirladim Karan'a. Butun aktivite materyellerimizi de yerlestirdik uzerine, hatta bazi yeni aktiviteler de ekledik. Bu asamayi Karan uyurken yaptik, minik uyanipda salona geldiginde yuzu gorulmeye degerdi :) surekli "wow wow " diyerek raflardaki herseye tek tek bakti.
Karan kosesini cok sevdi, simdi oraya ikinci odam diyor, bazen odasinda oynarken aklina geliyor " anne iki oda hadi " diyor, hemen oraya goturuyor beni .




Bir de minige kucakda cizim yapabilmesi icin bir masa aldik ki cok isimize yaradi, hem uzerinde bazi aktivitlerimizi rahatca yapabiliyoruz, hem de Karan onu her yere tasiyip habire resim yapiyor.











Yeni aktivitelerimi bazilari soyle ;
Mesela suyun icindeki su emmis sungerleri limon sikacagi yardimiyla sikmak. Bunun alet kullanmaya baslamak ve kordinasyon icin iyi bir aktivite oldugunu okumustum. Karan'in disariya dokulen sular konusunda sikintisi oldugu icin biraz tereddut ediyordum, cunku daha once kaptan kaba sunger yardimiyla su tasima aktivitesinde, Karan disariya dokulen sulardan cok rahatsiz oldu.







Suyunun disariya akarak azalmasi ve uzerinin islanmasi hosuna gitememisti. Ama bu aktivite sandigimdan cok daha basarili oldu. Bu sefer Karan durumdan hic rahatsiz olmadi. Serdigimiz havlu siril siklam oldu ama bu sefer gayet mutluydu.









Bir digeri ise aldigimiz oyun hamuru, kucuk mardene ve kucuk hayvan figurlu kurabiye kaliplari. Ilk once merdane yardimiyla hamurlari acip ( tabi daha once hamurlari elimizde iyice yumusattik.) kaliplar ile hamurdan kucuk hayvan figurleri cikarttik. Minik bunuda cok sevdi ama tek sorun cikarttigimiz kucuk hayvanlari isimiz bitince hamura karistirmamiza izin vermiyor. Simdiden 10-15 tane kucuk hamur hayvancigimiz oldu :)






Yine bir digeri somunlari vidaya takmaca , bu
konuda biraz zorlaniyoruz, ilk basini pek beceremiyoruz ama sanirim tekrarladikca daha rahat yapmaya baslayacaktir. Daha once cimbiz ile boncuk tasima aktivitesinde mesela ilk onceleri sadece bir iki boncuk aktarabilirken simdilerden tum kavanozu yapabiliyor, hemde renklerini siniflandirarak yapiyor aktarma isini :) Bu vida - somun aktivitesi Karan'in uzun sure konsantre olmasina yardim ediyor ve el koordinasyonu icin de cok iyiymis.








Birde bilenler bilirler babamizin ucak ve maket tutkusunu. Gectigimiz hafta bir hobi dukkaninda buldugumuz ahsap ucak ve uzay mekigi modelleri yeni konularimizdan. Ilk once baba ogul mekigi yapistirarak yaptilar, ertesi gun tutkal kurudukdan sonrada parca parca boyadilar, gerci maket Karan'a bir gun dayandi , ertesi gun uzuvlarindan fireler vermeye basladi ama :) yaparken cok keyif aldi minik. Simdi sirada ucak var...




Iste oyunlar ve aktivitelerin buyuk kismi bunlardi, Karan ikinci odasi ve yeni malzemeleri ile cok mutlu bu gunlerde. Zaten kresin heyecanini da henuz uzerinden atabilmis degil :)
Minigimiz coook mutlu simdilik bizden bu kadar, umarim bir sonraki yazimiz icin ara cok uzamaz...








Bye-Bye...









16 Ocak 2009 Cuma

Bu yil yaptiklarimiz I


Yine yogunlukdan ve kosturmacadan sitemizi guncel tutmayi beceremedim. Ama tum bu zaman araliginda hic bos durmadik. Hayatimizda bir cok yeniligimiz oldu. En onemli yeniligimiz ise yeni yilla birlikde Minigimizin yuvaya baslamasi her halde:)

Karan'in etrafindaki cocuklarla birlikde oynamaya olan yogun istegi yuzunden gunluk 3,5 saatini yeni kresinde geciriyor Karancik.






Ilk gunlerimizde biraz zorlanmamiza ragmen bu hafta hersey cok daha rahat oldu. Sabahlari birlikde sinifinin kapisina kadar gidiyoruz ve ogretmeninin elinden tutup bana bye anne diyor ve donup gidiyor :) Zaman zaman Karan'a gorunmeden, ne yapiyor acaba diye bahceden onu seyrettigimde de ise Minigi nese icinde oynarken goruyorum hep.

Oglen yemek saatinden sonra almaya gittigimde keyfinden yanina yaklasilmiyor. Evin yolu buyunca anlatiyorda, anlatiyor. Karan'in mutlulugu gozlerinden okunuyor. Duruma babasi da ben de cok memnunuz.







Yazamadigim zaman zarfinda, yilbasi oncesine ve sonrasinda toplam iki hafta kadar bir tatil vardi burada. O tatilde Karan babasi ile cok vakit gecirdi.









Normalde esim calistigindan Karan vaktinin buyuk kismini benimle geciriyor ve babasini ozluyordu, ama tatil boyunca babasi minige cok vakit ayirdi, hergun birlikde parklara gittiler, evde tren oynadilar ki bu Karan'in en sevdigi oyun, ailecek pikniklere gitti ve hatta bir seferinde bize bir rakun aileside eslik etti.








O gunden beri Karan nerede rakun resmi gorse hemen taniyor ve anne rakun diyerek benimde onayimi aliyor :)








Gecen hafta yasadigimiz yere cok yakin bir deniz kenari kasabasina gittigimizde ise babasi ile Karan gun batimini izlerken keyiflerine diyecek yoktu.









Ayrica aktiviterimiz konusunda da bos durmamaya calistik, vaktimiz ve keyfimiz el verdigi olcude yine devam ettik Montessori aktiviterimize. Gruptaki aktivite konularimidan birisi evimizin odalari idi, bu aktiviteyi Ceren'den kopya cektik . Bir tepsiye evimizin odalarindan topladigim cesitli objeler koydum ve minikden bunlarin yerlerini bulmasini istedim, Karan hic tereddut etmeden hepsini yerlerine yerlestirdi. Tereddut etmedi diyorum cunku Karan'in duzenli olmak konusunda bir takintisi var. Kresindeki ogretmeni bile bu konuda "Diger cocuklari oyuncaklari toplamasi konusunda ikna etmeye calisirken Karan'i digerlerinin toplasi gerekenleri toplamamasi konusunda ikna etmeye calisiyoruz" demisti gectigimiz hafta :)




Diger bir konu ise temizlik idi, bu konuda ayrica bir aktivite yapmadik cunku Karan uzun zaman once aldigimiz kurek ve firca ile her yemekden sonra ya da aklina geldikce yerleri supuruyor ve neredeyse her seferinde ben yerleri makine ile supururken de bana yardim ediyor.










Ayrica yine internetden bulup hazirladigim buyuk dik ucgenlerle baska buyuk sekiller yaratmaya calistik.







Karan bunu cok sevdi, en cokda ucgenlerden yaptigimiz daireyi begendi, hatta isimiz bitip kaldirmamiz gerektiginde daireyi bozmak istemedi :)






Karan geometrik sekilleri cok sevdi, bir oyuncakcida 8 yas ve ustu icin hazirlanmis bir oyuncagin geometrik parcalarindan faydalanak kendimize yeni bir oyun yarattik. Ismi "bir sey yapti :) " cunku Karan ne zaman onlari eline alsa "Anne bak Karan birsey yapti" diye diye oyunun adi bir sey yapti kaldi . Parcalar ne cok buyuk ne de cok kucuk, Karan icin ideal sayilabilecek olcude, yanyana gitirerek baska buyuk geometrik sekiller yaratabiliyorsun ya da bizim yaptigim gibi ucak, gemi adam figurleri olusturmaya calisiyoruz Karan'la .


Sonra daha once kullanip bitirdigimiz ama bir ise yarar diye bir yerlerde biriktirdigimiz kucuk plastik siselerden muzik, daha dogrusu ritm siseleri yaptik. Kutularin her birine mercimek, nohut, fasulye, tane karabiber gibi farki sesler cikartabilecek malzemeler doldurduk ve agizlarini sikica kapatik. Ve zaman zaman onlari cikartip hadi bakalim atlar nasil kosuyor bulalim diyoruz ve Karan'la birlikde atin kosma ritmine en yakin ses hangisi ise onu bulmaya calisiyoruz. Ya da tavsanin ziplamasina, veya yavas yavas calismaya baslayan ve sonra cok hizli giden bir trenin sesini...
Bunun disinda daha once renk ve sekil siniflandirmada kullandigimiz renkli kucuk malzemelerimizi plastik bir igne ile misinaya dizmece yeni oyunlarimizdan. Her zaman cok hosuna gitmesede arada sirada keyifle oynuyor bununlada minik.









Ayrica daha once cesitli eslestirme aktiviteleri icin kullandigimiz kucuk hayvanlarimizili simdilerde ciflik oyunumuz icin kullaniyoruz. Biricik arkadasimiz Sila'nin bize bayram hediyesi olarak aldigi sirin ahsap odunlarla yaptigimiz ciftilimize minik hayvanlarimizi ozenle yerlestirdikten sonra, onlarin nasil sesler cikarttigini, nasil kostuklarini, nerede yasadiklarini konusup oynuyoruz.




Tum bu aktivitelerimizin yani sira park gezilerimiz hala surmekde, buralara hala kis gelmediginden parklarda, bahcelerde gonlumuzce oynayip kumlara ciplak ayaklarimizi keyifle sokup tum elektrigmizi atiyoruz.
Yani herey yolunda, hayatimiza yeni giren keres son gunlerimizin heyecan konusu, hergun Minigi alma vaktimiz yaklastiginda acaba bugun neler anlatacak diye merakla bekliyoruz.
Zaman cok hizli geciyor,minik cok hizli buyuyor, hala Karan'in kres cocugu olduguna inanamiyorum :))
Simdilik bu kadar tek bir yaziyi cok uzatmak istemedigim icin son bir bucuk ayi ikiye ayirarak anlatmayi tercih ettim, bu ilk bolumumuz, hafta sonunda da ikinci bolumunu yazmaya calisacagim.



20 Kasım 2008 Perşembe

Nerede kalmistik ?

Karan'in biricik arkadasinin Turkiyeden
dondugunu yazmistim, iste iki citlenbik muhabbetlerine kaldiklari yerden devam ediyorlar bu gunlerde. Neredeyse hergun birbirlerini gormekden kaynaklanan asinalikla, her muzurluk firsatini itina ile degerlendirmekteler :)Sila'yi goremedigimiz gunlerde ise minik bana "Annem Silam nerde ?" diyerek o gun birseyerin eksik oldugunu fark ettigini anlatmaya calisiyor. Birlikdeyken bazen paylasmayi bilememin verdigi hirsla kavga ettikleride olmuyor degil ama , yakinlarda daha sakin oynaya basladilar sanki...


Bir de gectigimiz hafta esimin is yerinden arkadaslarindan birinin kizi olan Scotia'nin 2.yas dogum gunu partisine katildik. Minik etrafinda bir suru yasitini gorunce cok ama cok mutlu oldu. once herseyi meshur parmak agizda goruntusuyle ince ince gozledi, sonra karismayi becerdi ortama :)









Hatta sira pastaya gelince payina duseni istahla yedikden sonra parti sahibinden dahasini bile istedi :)




Gectigimiz haftanin aktivitelerine de gelecek olursak ; gecen haftanin aktivite konusu "kis hazirlagindaki hayvanlar" idi. Karan'a kis kavramini anlatmak gercekden cok zor oldu, hatta hala anlayip anlayamadigi konusunda emin degilim zira yasadigimiz bolgeye neredeyse hic kis gelmiyor, gordugumuz biraz sertce sonbahar diyebiliriz:) Durum boyle olunca resimlerle kisi anlatmaya calistikdan sonra kisa hazirlanan karincalari gozleyip uzerine biraz konustuk. Hatta krakerimizi yuvalarinin hemen yaninda yerken kirintilarindan biraz yuvanin cevresine doktuk ki minik nasil tasidiklarini gorsun diye.







Ise yaradi :) karincalar acele acele yuvalarinin yaninda biriken krakerleri iceriye tasirken Karan'da ciglik cigliga anne bak "tasiyo, tasiyo" diye diye ellerini basinin uzerine kaldirip oradan oraya kosturdu. Aksam babamizi isden aldigimizda da eve kadar sabredemeden daha arabada anlatmaya basladi babaya karincalarin nasil mama tasidiklarini.




Sonra el kaslarimizin gelisimi icin bir kac sey yaptik. Ilki hamur yapmakti ki ben mutfagin her kosesinden hamur temizlerken cok keyif almadim ama Karan onlari bulundugu yerlere sacarken cok mutluydu :) Habire yasgunu pastasi yaptigi soyleye soyleye buyuk bir mutlulukla oynadi hamurla.



Sonra minikle renkli boncuklari cimbiz yardimiyla kavanoza doldurmaya calistik. Resimde her ne kadar sabirla boncugu tasimaya calissada, bes alti boncuk sonra parmakciklari o kadar cok yoruldu ki , aktivetin sonunda boncuklari etraftan tek tek topladik birlikde :)











Daha onceki yazilarimda kaptan kaba kasikla fasulye transfer ettigimizi yazmistim, bu sefer de kucuk boy iki surahiden birinden oburune mercimek doktuk. Hem el kaslari hemde el koordinasyonu icin faydali bir aktivite imis. Karan bunda oldukca basarili idi. Basariyla yaptigi icin kendide cok mutlu oldu .











Ayrica yine Yahoo grup tarafindan taniyip bloguna abone oldugun Semiramis'den aldigim fikirle Karan'a hazirladigimiz yemek tabaklarinda gectigim birkac haftanin eylenceli aktivitelerinden sayilabilirdi. Minik tabakdaki renk cumbusunu gorunce hepsinden yemege calisti ve o yedikce biz keyiflendice keyiflendik .