25 Ağustos 2007 Cumartesi

Tatil bitti...


Sonunda tatil bitti, misafirlerimizi de gonderdik ve
Gainsville'de ki hayatimiza biraktigimiz yerden devam ediyoruz.
Gectigimiz ay oldukca hareketli bir trafigimiz oldu, bazi zamanlar minik bile ayak uydurmakta zorluk cekti. Evdeki kalabalik ve kendi uzerindeki ilgi minigin arayip da bulamadigi seylerden biriydi. Doya doya simardi, kucakdan kucaga gezdi oglum.







Ilk once yasadigimiz yere yakin gunu birligine gidilebilecek yerleri bir yokladik, baktik hepsi enson biraktigimiz gibiler mi diye. Hepsi yerli yerindeydi. Sonra komsu eyalet Georgia'ya bir gezi yaptik, yol biraz uzunduama bence hepsine deydi.Ilk durak Savannah'di , 1700'ler de Amerika'nin siyah-beyaz catismasinin kalbinin attigi sehirlerden biri Savannah. Tarihi binalari, hayalet hikayeleri ve mutfagiyla unlu. Biz mutfagi ve binalariyla oldukca yakindan ilgilendik, hatatta orada kaldigimiz ev 150 senelik bir yapi idi,restore edilmis ve turistik amacla kullaniliyordu, evin icindeki esayalarin cogu antika idi...Ikinci duraksa bir dag parkiydi. Georgia'nin kuzeyinde Fort Mountain dedikleri eyalete ait bir parkda dort guzel gun gecirdik. Dag gercekden cok guzeldi, yaptigimiz uzun yuruyuslar sirasinda bir cok defa yavru geyiklere rastladik,Oramanin nemsiz, geceleri biraz serin ve temiz bir havasi vardi. Aksamlari yakilanmangalin ve dagin eteklerine inci gibi dizilmis evlerden bir tanesi olan evimizin inanilmaz manzarali balkonun tadini cikardik.


Minik zaman zaman bize cok bozuldu, zira istedigi gibi oraya buraya emeklemesine pek izin veremedik,ama dagin tepesindeki golun kenarina yaptiklari plajda doyasiya emeklettik Karan'i.


Minigi kuma biraktigimiz ilk an gormeye degerdi. ,sevincden ne yapacagini bilemedi once, bir suya bir kuma emekleye emekleye zikzaklar cizdi kiyi boyunca.Yorulur diye bekledik ama nafile, biraksak saatlerce yapabilecek gibi gorunuyordu ayni seyi. Isin komigi suda birimiz beklemiyor olmasak suyun boyunu astigina aldirmadan emekleyip gidecek kerata. Cok gozu kara bir cocuk oldu ... isimiz zor olaca

Gezinin en gozde kahramani tabi ki yine minik oldu.Yemek

yedigimiz her restorantda, garson kizlarin hic birinin gonlunu kirmadan hepsi ile ayri ayri flort etti oglum. Hatta bazilarina biz bile inanamadik, ne yapip etti kizlarin dikkati cekmeyi basardi. Hele bir seferinde tam masanin kenarinda oturuyordu minik, zavalli garson kiz da karsi kosede durup masadakilerin siparislerini almaya calisiyordu ki bir ara Karan'a gozu takildi. Bizimki cenesini




masanin uzerine koymus, ellerini asagi ya sarkitmis, yuzunde en



tatli gulumsemesi, gozlerini hafif kismis kizcagizin dikkatini


cekmeye calisiyor. Dayanamadik tabi hep bir agizdan gulmeya basladik minigin o haline, o da


sanirim anladi ona guldugumuz ve bir keyif bir keyif...


Tatil iste cabuk gecip gidiyor,bizimki de oyle oldu. Georgia'den dondukden sonra misafirlerimizin gitmeden onceki son alis veris islerini filan derken iste Agustos ayini da bitirdik, gectigimiz sali misafirlerimizi gonderdik, persembe gunu de esimin okulu acildi, ogerci olarak ciktigi tatilden egitimci olarak donmenin hafifligi ile basladi doneme.

Simdilerde hepimiz yeni duzene ayak uydurmaya calisiyoruz. Minik ilgi odagi olmanin sarhoslugunu uzerinden atmaya calisirken esim ve ben de evin canlardan sonraki sesizligine alismaya calisiyoruz...






8 Temmuz 2007 Pazar

Teslim


Bugun saat 21:52 itibariyle esimin doktora tezi bitmis bulunuyor. Biraz once telefon edip soyledi son bir haftadir merakla ve sabirla bekledigim su iki kelimeyi " sonunda bitti."
Ozellikle son on haftadir okuldaki odasina kapanip calisti durdu, zor bir on hafta oldu ama, iste bitti. Bundan sonra tekrar donem baslayana kadar uzun bir ara var ve eminim dinlenip kendine gelme firsati olacaktir. Hele hele bir iki gun icerisinde Turkiyeden gelecek misafirlerimizle, maruz kalinan stres cabuk atilacaktir, hic suphem yok...
Bugun aksam yemeginden sonra isinin birkac saat icerisinde bitecegini bilerek nese ile ugurladik babamizi. Uzerinde son on haftadir donusumlu giydigi iki t-shirtten biri ve sapkasi ile. Esimin dedigine gore bundan sonra uzun bir sure o sapkayi, o ayakkabiyi ve o cantayi kullanmak, hatta gormek bile istemiyormus :) cok da anlasilmaz degil tabi. Zor bir donem gecirdik, ama sanirim Karan'siz cok daha zor olurdu. Minik iki tarafli calisti, evde beni meskul tutarak yalnizlik hissettirmedi ve babasinin dinlenmek uzere eve geldigi aralarda gulucukler ve cigliklar sacarak onun stresini azaltti. Minik uzerine duseni yapti, simdi sira bizde, oyun arkadaslari ikiye cikti, olabilecek en guzel yaz icin isaret verildi sonunda :)
Yazin geri kalani icin guzel planlarimiz var, yasadigimiz yerin kuzeyinde Savannah dedilen hos bir kentte gitmek uzere rezarvasyonumuz yapildi bile. Minigin ilk ciddi tatili olacak, cunku dogdugunda hastanede gecirdigimiz gece disinda ilk defa evimizin disinda bir yerde bir gece gecirecek. Bakalim nasil olacak.
Misafirlerimizden bahsetmistim ya, Karan'in amcasi ve kiz arkadasi geliyorlar. Minik ilk defa amcasi ile tanisacak. Onun icin onemli zamanlardan birisi, amca, hala, dayi ve teyze dortgeninde tek kenar olan esimin tek kardesi ile tanisacaklar. Benim kardesim olmadigi icin bu yakinligi yasayacagi tek insan amcasi. Minigin bol bol simariklik yapip tum numaralarini sergileyecegine cok eminim, yani eylenceli gunler yakin.
Tez bitti, memleketten canlar geliyor, babamizin tekrar yogunlasmaya baslamasina en az 1,5 ayimiz var, yani kisacasi hersey cok guzel olacak... :)

28 Haziran 2007 Perşembe

Cevriye

Su gunler minigin uyku aliskanliklarini duzenlemeye calisiyoruz. Uzun zamandir kucuk bir problemimiz vardi, Karan benim saclarimi tutmadan uyuyamiyordu, tabi bu durum gece uyandiginda tekrar kendi kendine uykuya donmesinde sorun olmaya baslamisti. Gecenin ikisinde ya da ucunde benim minigin besiginin yaninda saclarini ellerine dolanacak kadar iceriye sarkitmis, onun uyumayasini beklerken ne kadar zorlandigimi hayal etmek guc olmasa gerek. Uzun sure benim saclarimin yerini alabilecek oyuncak ordek, battaniye ucu ya da tulbent denemerimiz oldu ama Karan hicbiriyle uyuyamadi. Sonunda alis veris merkezlerinden birinde dolasirken birden cozumumuzu gordum, oyuncak ayilar satan bir dukkanda tam istedigim gibi up uzun sacalari olan bir ayicik buldum. Eve gelir gelmez deneme firsatimiz oldu,cunku zaten minigin uyku vakti gelmisti. Araliksiz iki saat oglen uykusu yapti, normalde bir saat ya da en uzun bir bucuk saat uyuyan cocuk iki saat deliksiz uyudu. Boylece uykusuz gecelerimize bir cozum bulmis olduk. Ayicigimizin adini uzun saclarindan dolayi Cevriye koyduk. Simdi uyku vakti geldiginde Karan'a "hani oglum Cevriye " deyince hemen ayicigina bakiyor, yatar yatmazda saclarini ellerine dolayip bir tarafdan da parmak emerek uykuya rahatca geciyor.




Minik o kadar hareketli ve neseli bir bebek oldu ki anlatilmaz. Surekli yaninda birinin olmasi gerekiyor aksi taktirde bir kac saniye icinde Karan'i her hangi bir muzurluk yaparken bulmamak kacinilmaz. Ya salondaki elektronik esyalari karistirirken ya da babasinin raflarinda ki normalde oynamamasi gerek seyleri,murekkep sisesi gibi ,almis neseyle sallarken bulabilirsin. Birde banyo maceralarimiz var ki onlar cok keyifli. Karan'i her aksam uyku vaktinden once yikamak aliskanlik oldu, kendisi de banyo vakitlerini cok seviyor ama onu kendi kuvetinin icinde tutmak iki kisilik is neredeyse. Banyoya ilk girdigimizde bir iki dakikaligina su dolu ordek seklindeki kuvetinde oturup oyuncaklari ile oynuyor ama ikinci dakikanin sonunda sikilmaya ve etrafiyla ilgilenmeye basliyor. Once elindeki oyuncaklari disariya atarak basliyor, sonrada kendisi arkasinda egilip onlarin yanina gitmeye calisiyor. Dusup bir tarafini incitecek diye odum kopuyor.
Henuz yurumeye baslmadigi icin cok sikintili,herseyi kendisi yapmak istiyor ama vucudu onunla hem fikir degil. Kuvetten cikmak istiyor, lazimligina oturtturdugumda kalkip yurumek istiyor, oyuncak sepetine tutunup kalktikdan sonra yuruyup odasindan cikmak istiyor ama dedigim gibi vucudu henuz onunla hem fikir degil. Tabi yurumeye basladiginda neler olacak onu da dusunmeden edemiyorum, halazirda cok hareketli bir cocuk bir de ayaklaninca ele avuca hic sigmayacak sanirim. Bakalim gorecegiz, belkide islerini kendi yapmaya baslayinca biraz sakinler. Yani umarim oyle olur :)

Babalar gunu

Minigin babasi her nekadar yogun olsada hayatinin ilk babalar gununu kacirsin istemedim. Onun icin minige, babasi icin birseyler hazirlamasinda yardim ettim.


Aslinda iki sey hazirladik ama bir tanesi icin Karan'in yapmasi gereken tek sey poz vermek oldu :) internetten hizmet veren bir site araciligiyla uzerinde minigin fotografi olan metal bir kahve kupasi hazirlattik. Bence cok sirin olmustu. Kupa suan babamizin yaninda oldugu icin fotografini cekip koyamiyorum ama ilk firsatta ekleyecegim.


Birde istedimki gercekden Karan'dan birseyler olsun. Alis-veris icin minikle birlikde dolastigimiz bir gun bunun icin cok uygun bir t-shirt ve parmak boyalari bulduk. Eve gelip Karani bezine kadar soydum ve projeyi baslattik. Yaparken fotograf cekmeyi cok isterdim ama boyalar ve 9 aylik bir bebek bir araya gelince ne buyuk bir karmasa ciktigini hayal bile edemezsiniz :) duz bir kaba kirmizi ile turuncu arasi bir boya karisimi hazirladim, Karan'in ellerini icine batirip sonrada t-shirtun uzerine bastirip elinin izinin t-shirte cikmasini sagladik. yapmak anlatmak kadar kolay olmadi, cunku minik boyayi minciklayip o elleriyle halinin uzerinde emeklemek icin cok caba harcadi. Cikarttigimiz is guzel oldu ve minik de cok eylendi yaparken. Eminim esimde cok begendi onun icin hazirladigimiz t-shirtu. Henuz giymek icin firsati olmadi cunku gercekden cok cogun ama eminim en kisa zamanda giymeye baslayacaktir.

29 Mayıs 2007 Salı

Ilk adimlar 1


Minik buyuk bir hizla buyuyor ! Her gun yeni birseylerle uyaniyor sanki. Bir hafta kadar once emeklemeye basladi, onceleri alcak surunuyor diye sakalasiyorduk aramizda, cunku tirtil gibi gobeginin uzerinde kayarak gidiyordu,ama bir iki gun icinde kolarinin uzerinde yukselmeye ve gobegini yerden kaldirmaya basladi. Ondaki her yeni gelisme bana ve babasina yeni isler cikartiyor, simdi cok daha dikkatli ve uyanik olmamiz gerekiyor.
Karan ortalarda gorunmuyorsa ve daha onemlisi hic sesi cikmiyorsa mutlaka bir kosede bir muzurluk yapiyor olarak buluyoruz kendisini :)
Artik oyuncaklari ile nasil oynanacaginida yavas yavas ogrenmeye basladi. Evimizin bir odasinda babasinin model ucaklarinin ve diger modellerinin bulundugu bir raf var, o oda ve raf Karan'da merak konusu. Bazen kucagimizda odaya girdigimizde heyecandan ne yapacagini bilemiyor. Gecen gun babasi kucuk arabalardan bir tanesini alip Karan'in onunde suruyor gibi ses cikardi ve getirip Karan'in ayaklarinin arasina park ediyormus gibi agzi ile fren sesi yaparak durdurdu. O gunden beri Karan odaya girdiginde o arabayi istiyor ve eline aldikdan sonra ayni babasi gibi arabayi yere surterek agziylada "pirn pirn " diye sesler cikariyor. Minik gercekden cok cabuk ogreniyor, arabadan sonra birde sirin bir oyuncak helikopter aldim ona, simdi de onu alip elinde biraz yuksekte tutarak arabaya cikarttigi seslerden farki sesler cikartarak ucuruyor.Cunku babasi ona oyle gosterdi. Simdi arabalari ve helikoptei nerede gorse hizli hizli emekleyek yanina gitmeye calisirken bir tarafdan da agzi ile sesler cikartiyor.
Bir kac hafta once dislerinin cikmaya basladigindan bahsetmistim, alt iki disi yariya kadar yukseldi. Neredeyse tamamen ciktilar sayilir, simdi gulerken altda iki tane inci tanesi gibi gorunuyorlar. Minik ilk iki disi cikartirken cok zorlanmamisti, hatta ne kadar kolay oldugunu gorunce sansli bir cocuk oldugunu dusunmustum. Uc gun once ust dislerinden biride cikmaya basladi ama bu sefer alt dislerde oldugu kadar kolay olmadi, minigimin cok cani yaniyor olsa gerek ki surekli aglamakli, ozellikle geceleri her ikimiz icinde zor geciyor, neredeyse her saat basi agliyor ve beni yaninda istiyor, sanirim bir sekil rahatliyor beni gorunce. Yanina gidip saclarini oksadigimda genellikle hemen uykuya geri donuyor ama bir yada iki saat sonra tekrar uyaniyor. Mesale dun gecenin bir kismi Karan'in odasiyla benim yatagim arasinda git-gellerle gecti. Sonunda o kadar yoruldum ki minigi yanima aldim, boylece her uyandiginda beni yaninda gorup saclarimla oynayarak uykuya geri dondu.
Umarim yavrum bir an once su dis sikintisindan kurtulur da onceki sakin haline geri doner, cunku su ara onun icin de, benim icin de zor geciyor.
Elinden bir sey gelmemesi cok zor. Sanirim hayatin zorluklarini hepimiz bu kadar kucukken ogrenmeye basliyoruz. Is dislerle basliyor ve bir suru ilklerle kimi zaman sancili, kimi zaman kolayca atlatilip gidiyor...

12 Mayıs 2007 Cumartesi

Ikiz

Dun Philadelphia'da yasayan iyi arkadaslarimdan birinin bebekleri dogdu. Bebekleri diyorum cunku ikizler, iki guzel bebek, Koray ile Teoman. Askin'la once telefonla konustugunda sesi o kadar mutlu geliyordu ki, Karan'in ilk dogdugu gunu dusunmeden edemedim.
Sanirim insan hayatindaki inanilmaz anlardan birisi ve en guzeli dogum. Hamilelik boyunca ozlemle bekliyorsun, minik hareketlerini hissediyorun surekli, cok seviyorsun, baglaniyorsun ama ne zaman ki dunyaya gelip ilk kez goz goze geliyorsun o zaman icinde birseyler degisiyor. O zaman hayatinin bundan sonra hic bir zaman ayni olmayacagini hissediyorsun,hatta ondan onceki hayatin ne kadar bos oldugunu. Tarif edilmez bir duygu ...
Yarin anneler gunu, benim ilk anneler gunum. Nedense heyacanliyim, asagi yukari her anneler gununde ayni seyi dusunurdum, " ben ne zaman anne olacagim? ". Iste yine bir anneler gunu ve bu kez ben de anneyim, hem de dunyalar tatlisi bir bebegin annesiyim :)
Bu sene annemin anneler gununu kutlamak daha anlamli olacak benim icin, cunku artik anne olmanin ne demek oldugunu biliyorum. Cocuga verilen sevginin nasil limitsiz ve icten oldugunu, canini vermen gerekse nasil bir dakika bile tereddut edilmeyecegini, onun icin dunyada ki tum iyi ve guzel seylerin dilendigini, her gece yatarken sadece onun icin gonulden dua edildigini, hepsini artik biliyorum ve yasiyorum.
Boylesine limitsiz bir sevgiyi yasayabildigim icin kendimi cok sansli hissediyorum...

5 Mayıs 2007 Cumartesi

Disler ve kelimeler...

Bir insanin buyumesine, gelismesine ve yeni seyler ogrenmesine sahit olmak kadar keyifli baska birsey daha var midir bilemiyorum . Hele hele o insan sizin minik kuzunuz olunca durum daha da tadina doyulmaz bir hal aliyor.
Karan uc hafta kadar once her gordugu seye "igi" diye seslenmeye basladi. Onceleri bir anlam veremedik, sadece cok sevimli bulup, gulduk minige, ama ertesi hafta o "igi" ,"hadi" oldu, hatta bir iki gun icerisinde pesine bir de "gel" ekledi. Megerse minik bize " hadi gel" demege calisiyormus da, sadece "igi" si cikiyormus. Baslarda ne dediginin farkinda olmadigini dusunuyorduk. Esim sadece bizden cok duydugu bir cumle oldugu icin oylesine tekrar ediyordur diyordu, ama gecen gun oglen uykusuna birlikde yattik, uyandiginda hemen yaninda uzanmis onu seyrediyordum fakat Karan beni farketmedi, hafifce dogrulup kapiya dogru "hadi gel" diye seslendi. Iste onu gordukden sonra oglumun gayet ne dediginin farkinda oldugunu dusunmeye basladim. Simdi merakla yeni kelimelerini bekliyorum.
Bu arada bir kac hafta once birlikde isaret dili calismaya basladik Karan'la, okudugum kadariyla bebeklerin algi yeteneklerinin gelismesinde oldukca faydaliymis, tabi bunun yaninda isteklerini konusarak anlatmak yerine isaretlerle anlatmak daha kolay oldugundan, kendini ifade etmeleri cok daha basit oluyormus. Tabi bu da bebeklerin kendini ifade edememelerinden kaynakli mizmizliklerinin ve sikintilarinin azalmasini sagliyormus. Herseyden ote bebegimle isaretlerle bile olsa iletisim kurmak beni cok mutlu ediyor. Henuz cok basindayiz ama, ben Karan'in bazi basit seyleri anladigini dusunuyorum. Mesela topunu isaret ettigimde gozleri ile topunu ariyor, ya da arabasini isaret ettigimde ona uzaniyor, en cok sevdigi ziplamak, hadi zipla oglum diye isaret edince orumceginin icerisinde zip zip zipliyor. Hatta birseyin devamini istedigini ya da yedigin seyden daha fazla istedigini anlatan isareti yemek yerken zaman zaman kendisi kullaniyor. Henuz babasina gosteremedik ama ben defalarca gordum. Sanirim ilerleyen gunlerde en cok kullanacagi isaret bu alacak.
Tabi tum bu gelismelerin yaninda birde bedensel gelismeleri var, bir kac gun once disleri cikti oglumun. Bir sabah kalktik ve disi gorunmeye baslamisti. Simdi onune ne gelirse isirarak dislerini kasimaya calisiyor. Dislerini gordugumuz ilk gun bir heyecanla "dis gollesi" yaptim kuzum icin. Adetdendir, bebegin ilk disleri cikinca bugday, misir ve nohut haslanip sekerlenir ve dagitilir konu komsuya. Ama gurbette olunca bu dagitma isininde ayrica bir is oluyor. Yasadigimiz sitede sadece iki komsum disinda tum komsularim yabanci, birisi Colombiya, birisi Guney Kore ve digeri de Afrika'dan olmak uzere iyi gorustugum uc tane komsum var. Kapilarini calipta dis hedigini verdigimde, hepsinin suratlarinda, verdigim seyin ne oldugu ve niye verdigimi merak ettiklerini gosteren bir ifade var. Hepsine tek tek anlatmak ve onlardan olumlu tepkiler almak oldukca zevkliydi.
Minik her gecen gun buyuyor, her gun yeni bir degisiklikle uyaniyor sanki. Esim doktora tezini bitirmek icin ugrastigindan bugunlerde zamanin buyuk kismini okulda calisarak gecirmek zorunda, onun icin Karan'i takip etmekde biraz zorlaniyor. Hem yogun bir sekilde calisip,hem de Karan'in hizina yetismek zor. Ogluyla ilgili hic bir seyi kacirsin istemiyorum, onun icin elimden geldigince aksamlari geldiginde gun icinde yaptiklarimizi ozetleyip, minigin yeni numaralarini anlatiyorum babasina, zaten Karan'da keyfi yerinde ise numaralarini babasi icinde tekrarlamaya usenmiyor ...