17 Ocak 2009 Cumartesi

Bu yil yaptiklarimiz II

Bu yazamadigim donemde baska neler mi yaptik ? Iste kalanlar :)

Uzun zamandir Karan'a evimizin salonunda bir kose hazirlamak fikri vardi, ama bir turlu nasil organize edecegimizi bulamiyordum , sonunda oldukca hesapli ve guzel bir raf buldum. Burada aldiginiz her mobilyayi kucuk bir kutu icinde eve getirip cakip, vidalayip kendin yapmak zorunda oldugundan mobilyayi ayakta duracak hale getirmekle basladim :) Sonunda kafamdaki gibi bir kose hazirladim Karan'a. Butun aktivite materyellerimizi de yerlestirdik uzerine, hatta bazi yeni aktiviteler de ekledik. Bu asamayi Karan uyurken yaptik, minik uyanipda salona geldiginde yuzu gorulmeye degerdi :) surekli "wow wow " diyerek raflardaki herseye tek tek bakti.
Karan kosesini cok sevdi, simdi oraya ikinci odam diyor, bazen odasinda oynarken aklina geliyor " anne iki oda hadi " diyor, hemen oraya goturuyor beni .




Bir de minige kucakda cizim yapabilmesi icin bir masa aldik ki cok isimize yaradi, hem uzerinde bazi aktivitlerimizi rahatca yapabiliyoruz, hem de Karan onu her yere tasiyip habire resim yapiyor.











Yeni aktivitelerimi bazilari soyle ;
Mesela suyun icindeki su emmis sungerleri limon sikacagi yardimiyla sikmak. Bunun alet kullanmaya baslamak ve kordinasyon icin iyi bir aktivite oldugunu okumustum. Karan'in disariya dokulen sular konusunda sikintisi oldugu icin biraz tereddut ediyordum, cunku daha once kaptan kaba sunger yardimiyla su tasima aktivitesinde, Karan disariya dokulen sulardan cok rahatsiz oldu.







Suyunun disariya akarak azalmasi ve uzerinin islanmasi hosuna gitememisti. Ama bu aktivite sandigimdan cok daha basarili oldu. Bu sefer Karan durumdan hic rahatsiz olmadi. Serdigimiz havlu siril siklam oldu ama bu sefer gayet mutluydu.









Bir digeri ise aldigimiz oyun hamuru, kucuk mardene ve kucuk hayvan figurlu kurabiye kaliplari. Ilk once merdane yardimiyla hamurlari acip ( tabi daha once hamurlari elimizde iyice yumusattik.) kaliplar ile hamurdan kucuk hayvan figurleri cikarttik. Minik bunuda cok sevdi ama tek sorun cikarttigimiz kucuk hayvanlari isimiz bitince hamura karistirmamiza izin vermiyor. Simdiden 10-15 tane kucuk hamur hayvancigimiz oldu :)






Yine bir digeri somunlari vidaya takmaca , bu
konuda biraz zorlaniyoruz, ilk basini pek beceremiyoruz ama sanirim tekrarladikca daha rahat yapmaya baslayacaktir. Daha once cimbiz ile boncuk tasima aktivitesinde mesela ilk onceleri sadece bir iki boncuk aktarabilirken simdilerden tum kavanozu yapabiliyor, hemde renklerini siniflandirarak yapiyor aktarma isini :) Bu vida - somun aktivitesi Karan'in uzun sure konsantre olmasina yardim ediyor ve el koordinasyonu icin de cok iyiymis.








Birde bilenler bilirler babamizin ucak ve maket tutkusunu. Gectigimiz hafta bir hobi dukkaninda buldugumuz ahsap ucak ve uzay mekigi modelleri yeni konularimizdan. Ilk once baba ogul mekigi yapistirarak yaptilar, ertesi gun tutkal kurudukdan sonrada parca parca boyadilar, gerci maket Karan'a bir gun dayandi , ertesi gun uzuvlarindan fireler vermeye basladi ama :) yaparken cok keyif aldi minik. Simdi sirada ucak var...




Iste oyunlar ve aktivitelerin buyuk kismi bunlardi, Karan ikinci odasi ve yeni malzemeleri ile cok mutlu bu gunlerde. Zaten kresin heyecanini da henuz uzerinden atabilmis degil :)
Minigimiz coook mutlu simdilik bizden bu kadar, umarim bir sonraki yazimiz icin ara cok uzamaz...








Bye-Bye...









16 Ocak 2009 Cuma

Bu yil yaptiklarimiz I


Yine yogunlukdan ve kosturmacadan sitemizi guncel tutmayi beceremedim. Ama tum bu zaman araliginda hic bos durmadik. Hayatimizda bir cok yeniligimiz oldu. En onemli yeniligimiz ise yeni yilla birlikde Minigimizin yuvaya baslamasi her halde:)

Karan'in etrafindaki cocuklarla birlikde oynamaya olan yogun istegi yuzunden gunluk 3,5 saatini yeni kresinde geciriyor Karancik.






Ilk gunlerimizde biraz zorlanmamiza ragmen bu hafta hersey cok daha rahat oldu. Sabahlari birlikde sinifinin kapisina kadar gidiyoruz ve ogretmeninin elinden tutup bana bye anne diyor ve donup gidiyor :) Zaman zaman Karan'a gorunmeden, ne yapiyor acaba diye bahceden onu seyrettigimde de ise Minigi nese icinde oynarken goruyorum hep.

Oglen yemek saatinden sonra almaya gittigimde keyfinden yanina yaklasilmiyor. Evin yolu buyunca anlatiyorda, anlatiyor. Karan'in mutlulugu gozlerinden okunuyor. Duruma babasi da ben de cok memnunuz.







Yazamadigim zaman zarfinda, yilbasi oncesine ve sonrasinda toplam iki hafta kadar bir tatil vardi burada. O tatilde Karan babasi ile cok vakit gecirdi.









Normalde esim calistigindan Karan vaktinin buyuk kismini benimle geciriyor ve babasini ozluyordu, ama tatil boyunca babasi minige cok vakit ayirdi, hergun birlikde parklara gittiler, evde tren oynadilar ki bu Karan'in en sevdigi oyun, ailecek pikniklere gitti ve hatta bir seferinde bize bir rakun aileside eslik etti.








O gunden beri Karan nerede rakun resmi gorse hemen taniyor ve anne rakun diyerek benimde onayimi aliyor :)








Gecen hafta yasadigimiz yere cok yakin bir deniz kenari kasabasina gittigimizde ise babasi ile Karan gun batimini izlerken keyiflerine diyecek yoktu.









Ayrica aktiviterimiz konusunda da bos durmamaya calistik, vaktimiz ve keyfimiz el verdigi olcude yine devam ettik Montessori aktiviterimize. Gruptaki aktivite konularimidan birisi evimizin odalari idi, bu aktiviteyi Ceren'den kopya cektik . Bir tepsiye evimizin odalarindan topladigim cesitli objeler koydum ve minikden bunlarin yerlerini bulmasini istedim, Karan hic tereddut etmeden hepsini yerlerine yerlestirdi. Tereddut etmedi diyorum cunku Karan'in duzenli olmak konusunda bir takintisi var. Kresindeki ogretmeni bile bu konuda "Diger cocuklari oyuncaklari toplamasi konusunda ikna etmeye calisirken Karan'i digerlerinin toplasi gerekenleri toplamamasi konusunda ikna etmeye calisiyoruz" demisti gectigimiz hafta :)




Diger bir konu ise temizlik idi, bu konuda ayrica bir aktivite yapmadik cunku Karan uzun zaman once aldigimiz kurek ve firca ile her yemekden sonra ya da aklina geldikce yerleri supuruyor ve neredeyse her seferinde ben yerleri makine ile supururken de bana yardim ediyor.










Ayrica yine internetden bulup hazirladigim buyuk dik ucgenlerle baska buyuk sekiller yaratmaya calistik.







Karan bunu cok sevdi, en cokda ucgenlerden yaptigimiz daireyi begendi, hatta isimiz bitip kaldirmamiz gerektiginde daireyi bozmak istemedi :)






Karan geometrik sekilleri cok sevdi, bir oyuncakcida 8 yas ve ustu icin hazirlanmis bir oyuncagin geometrik parcalarindan faydalanak kendimize yeni bir oyun yarattik. Ismi "bir sey yapti :) " cunku Karan ne zaman onlari eline alsa "Anne bak Karan birsey yapti" diye diye oyunun adi bir sey yapti kaldi . Parcalar ne cok buyuk ne de cok kucuk, Karan icin ideal sayilabilecek olcude, yanyana gitirerek baska buyuk geometrik sekiller yaratabiliyorsun ya da bizim yaptigim gibi ucak, gemi adam figurleri olusturmaya calisiyoruz Karan'la .


Sonra daha once kullanip bitirdigimiz ama bir ise yarar diye bir yerlerde biriktirdigimiz kucuk plastik siselerden muzik, daha dogrusu ritm siseleri yaptik. Kutularin her birine mercimek, nohut, fasulye, tane karabiber gibi farki sesler cikartabilecek malzemeler doldurduk ve agizlarini sikica kapatik. Ve zaman zaman onlari cikartip hadi bakalim atlar nasil kosuyor bulalim diyoruz ve Karan'la birlikde atin kosma ritmine en yakin ses hangisi ise onu bulmaya calisiyoruz. Ya da tavsanin ziplamasina, veya yavas yavas calismaya baslayan ve sonra cok hizli giden bir trenin sesini...
Bunun disinda daha once renk ve sekil siniflandirmada kullandigimiz renkli kucuk malzemelerimizi plastik bir igne ile misinaya dizmece yeni oyunlarimizdan. Her zaman cok hosuna gitmesede arada sirada keyifle oynuyor bununlada minik.









Ayrica daha once cesitli eslestirme aktiviteleri icin kullandigimiz kucuk hayvanlarimizili simdilerde ciflik oyunumuz icin kullaniyoruz. Biricik arkadasimiz Sila'nin bize bayram hediyesi olarak aldigi sirin ahsap odunlarla yaptigimiz ciftilimize minik hayvanlarimizi ozenle yerlestirdikten sonra, onlarin nasil sesler cikarttigini, nasil kostuklarini, nerede yasadiklarini konusup oynuyoruz.




Tum bu aktivitelerimizin yani sira park gezilerimiz hala surmekde, buralara hala kis gelmediginden parklarda, bahcelerde gonlumuzce oynayip kumlara ciplak ayaklarimizi keyifle sokup tum elektrigmizi atiyoruz.
Yani herey yolunda, hayatimiza yeni giren keres son gunlerimizin heyecan konusu, hergun Minigi alma vaktimiz yaklastiginda acaba bugun neler anlatacak diye merakla bekliyoruz.
Zaman cok hizli geciyor,minik cok hizli buyuyor, hala Karan'in kres cocugu olduguna inanamiyorum :))
Simdilik bu kadar tek bir yaziyi cok uzatmak istemedigim icin son bir bucuk ayi ikiye ayirarak anlatmayi tercih ettim, bu ilk bolumumuz, hafta sonunda da ikinci bolumunu yazmaya calisacagim.



20 Kasım 2008 Perşembe

Nerede kalmistik ?

Karan'in biricik arkadasinin Turkiyeden
dondugunu yazmistim, iste iki citlenbik muhabbetlerine kaldiklari yerden devam ediyorlar bu gunlerde. Neredeyse hergun birbirlerini gormekden kaynaklanan asinalikla, her muzurluk firsatini itina ile degerlendirmekteler :)Sila'yi goremedigimiz gunlerde ise minik bana "Annem Silam nerde ?" diyerek o gun birseyerin eksik oldugunu fark ettigini anlatmaya calisiyor. Birlikdeyken bazen paylasmayi bilememin verdigi hirsla kavga ettikleride olmuyor degil ama , yakinlarda daha sakin oynaya basladilar sanki...


Bir de gectigimiz hafta esimin is yerinden arkadaslarindan birinin kizi olan Scotia'nin 2.yas dogum gunu partisine katildik. Minik etrafinda bir suru yasitini gorunce cok ama cok mutlu oldu. once herseyi meshur parmak agizda goruntusuyle ince ince gozledi, sonra karismayi becerdi ortama :)









Hatta sira pastaya gelince payina duseni istahla yedikden sonra parti sahibinden dahasini bile istedi :)




Gectigimiz haftanin aktivitelerine de gelecek olursak ; gecen haftanin aktivite konusu "kis hazirlagindaki hayvanlar" idi. Karan'a kis kavramini anlatmak gercekden cok zor oldu, hatta hala anlayip anlayamadigi konusunda emin degilim zira yasadigimiz bolgeye neredeyse hic kis gelmiyor, gordugumuz biraz sertce sonbahar diyebiliriz:) Durum boyle olunca resimlerle kisi anlatmaya calistikdan sonra kisa hazirlanan karincalari gozleyip uzerine biraz konustuk. Hatta krakerimizi yuvalarinin hemen yaninda yerken kirintilarindan biraz yuvanin cevresine doktuk ki minik nasil tasidiklarini gorsun diye.







Ise yaradi :) karincalar acele acele yuvalarinin yaninda biriken krakerleri iceriye tasirken Karan'da ciglik cigliga anne bak "tasiyo, tasiyo" diye diye ellerini basinin uzerine kaldirip oradan oraya kosturdu. Aksam babamizi isden aldigimizda da eve kadar sabredemeden daha arabada anlatmaya basladi babaya karincalarin nasil mama tasidiklarini.




Sonra el kaslarimizin gelisimi icin bir kac sey yaptik. Ilki hamur yapmakti ki ben mutfagin her kosesinden hamur temizlerken cok keyif almadim ama Karan onlari bulundugu yerlere sacarken cok mutluydu :) Habire yasgunu pastasi yaptigi soyleye soyleye buyuk bir mutlulukla oynadi hamurla.



Sonra minikle renkli boncuklari cimbiz yardimiyla kavanoza doldurmaya calistik. Resimde her ne kadar sabirla boncugu tasimaya calissada, bes alti boncuk sonra parmakciklari o kadar cok yoruldu ki , aktivetin sonunda boncuklari etraftan tek tek topladik birlikde :)











Daha onceki yazilarimda kaptan kaba kasikla fasulye transfer ettigimizi yazmistim, bu sefer de kucuk boy iki surahiden birinden oburune mercimek doktuk. Hem el kaslari hemde el koordinasyonu icin faydali bir aktivite imis. Karan bunda oldukca basarili idi. Basariyla yaptigi icin kendide cok mutlu oldu .











Ayrica yine Yahoo grup tarafindan taniyip bloguna abone oldugun Semiramis'den aldigim fikirle Karan'a hazirladigimiz yemek tabaklarinda gectigim birkac haftanin eylenceli aktivitelerinden sayilabilirdi. Minik tabakdaki renk cumbusunu gorunce hepsinden yemege calisti ve o yedikce biz keyiflendice keyiflendik .









10 Kasım 2008 Pazartesi

Yazdan kalan birkac gun

Buralarda havalar hala cok guzel, biz de minikle bu yazdan kalan birkac gunun keyfini cikartiyoruz su gunlerde. Gunluk 2-3 saatlik park bahce rutinlerimize devam ediyoruz ve bir de pikniklere basladik. Hava cok sicak olmadigi icin sabah babamizi okula biraktikdan sonra sabahdan hazirladigimiz ogle yemegi sepetimizle Karan'in gitmeye karaverecegi bir parkta aliyoruz solugu. Minik kosup oynadikdan sonra yemek saatlerinde geliyor yanima ve "anne gobuk acikti " diyor :) biz de aciyoruz cikinimizi :) acik hava da hem etrafi seyredip , hem yemek yemek Karan'in favorilerinden oldu, kislar burada zor gecmedigi icin sanirim kis boyunca zaman zaman yapabiliriz bunu.







Karan icin son birkac haftanin gozde oyunu yeni yazi tahtasi. Bu gunlerde yakaladigi her firsatta onun karsina gecip ya resim yapiyor ya da burada tesaduf eseri buldugumuz bos bay,bayan ve cocuk yuzlerine manyetik kas, goz, burun, dudak vs yapistiriyor.




Normalde yasi geregi cok fazla konsantre olup bir oyunla uzun sureli ugrasmayan Karan bu yeni kas goz isiyne dakikalar harciyor ve bitirince de begeniyle bize gosteriyor, " anne ya da baba, bak Kagan yap ." diyor:)

Gectigimiz ayin sonunda minigi , daha onceden yasadigimiz kente geleceginden haberdar oldugumuz ve biletlerini aylar oncesinden tedarik ettigimiz " Elmo Show " goturduk. Bilenler bilir Karan icin Elmo neredeyse rol modelidir. Ozellikle bir kac ay oncesine kadar Elmo ne derse olurdu bizim evde. ( Simdilerde ilgimiz biraz degisti ondan ileride soz edecegim...)


Iste o sebepden Karan Elmo'yu karsinda gorunce ilk once ne yapacagini, nasil tepki verecegini sasirdi. Uzun sure salonda ki diger insanlari ve cocuklari seyretti, sonra bakti herkes ayni seyi yapiyor, bir sure sonra Elmo sahneye ciktikca "Elllmoooo" diye bagirip el salladi durdu, hatta gosterinin sonlarina dogru dans etmeye bile baslamisti. Bu yakinlarda ne zaman gosterinin oldugu binanin onunden gecsek hemen hatirliyor ve " anne Elmo nerde ?" diye soruyor bana :)




Ilgimiz biraz degisti dedim ya o da, Karan biraz daha buyuk cocuklara hitap eden Thomas and Friends ( Thomas ve arkadaslari ) ile tanisti. Thomas mavi kucuk bir lokomatif, uzerine surat cizilmis cok sirin bir tren ve Thomas'in sayisini bizim bile bilmedigimiz bircok tren arkadasi var, hepsini isimleri ve kisilikleri farkli. Bu trenlerin baslarindan gecenleri konu alan cizgi flimler de mevcut. Minik dogmadan cok onceleri esimle oyuncak reyonlari dolasirken ( oyuncak reyonunda ne isiniz var diye dusunenleri gorur gibiyim ama insan kendi cocuk tarafini hic tatmin edemiyor diyelim...) cocugumuz olursa yasina erisir erismez bu Thomaslardan alalim, kurar oynariz hep birlikde diye hayal kurardik :) Iste bu sebepden minigi trenlerle tanistirdik. Simdi onbir tane treni ve yaninda bir suru ekipmani var. Trenler icin nasil deli oldugunu laflarla anlatmak imkansiz, hepsinin renklerini, surat ifadelerini, isimlerini biliyor, hatta sahip olmadiklarinin bile, onlari cok buyuk ozenle raylara koyup, isi bitince de ip gibi yerlerine diziyor. Her aksam yatmadan herbirine tek tek iyi geceler dileyip, hatta ogun birisiyle biraz fazla hasir nesir




olduysa yatmadan ona opucuk bile veriyoruz :)







Ayrica son yazdigimdan bu tarafa aktivitelerimizde devam etti. Oncelikle odamizi yeniden duzenledik, Karan'in her istediginde materyallere kolaylikla ulasabilmesi icin yeni bir raf aldik odasina, benim hazirladigim ve bulup aldigimiz aktivite malzemelerini birlikde yerlestikdik yeni rafimiza, birlikde diyorum cunku Karan bazilarinin yerini begenmeyip degistirdi :)











ilk aktivitemiz Yahoo Montesori grubum sayesinde bulup internette konuyla ilgili sitelerden cikti aldigim, golgelerle resimlerin eslestirildigi bir oyun idi. Karan bunu cok sevdi, ama cabuk bikti, sanirim sadece iki kere yaptik ( farkli zamanlarda ) sonra ilgimizi cekmez oldu ,tahminim ogrendigi icin sikici gelmeye basladi .



















Sonra ki gunlerde adini bilmedigim fakat kaucuga yakin bir malzemeden hazirladigim boyutlari oranli sekilde kuculen farkli renklerde ucgenler, kareler, dikdortgenler ve daireler kestin ve bir kutuya yerlestirdim. Minige ilk gosterdigimde cok heyecanlandi, hemen eline alip oynamak istedi, bu sebepden aktiviteyi Karan'a gostermek kolay olmadi, sonunda kendin sirasi gelince once kutuyu onune alip uzun uzun inceledi tum sekilleri, sonra once buyukden kucuge ust uste dizdi hepsi, sonra da degisik seyler denemeye giristi. Mesela fotografda diktorgenleri asagidan yukari dizdi ve bana dogum gunu pastasina benzediklerini soyledi sonra ufleyerek dagitti hepsini :)

















Bir de yine ayni malzemeden ayni boyutta 10 tane balik kestim ve baliklarla ayni renkde boncuklar aldim. Baliklari 1'den 10'a kadar numaralandirdim ve numara sayisi kadar boncuk ayirdim. Karan'a bunu yeni aktiviteyi babasi anlatti. Anlatirken rakamlarla kafasini karistirmayip sadece baliklar ve boncuklarin ayni reklerde oldugunu oncelikle onlari ayirmasini istedigimizi soyledi. Minik hepsini buyuk bir dikkatle ayirdi, sonra babasi baliklarin uzerindeki rakamlarla boncuk sayisinin ayni oldugunu soyleyip hepsini tek tek saydi. Simdi Karan'la bu aktiviteyi tekrarladigimizda minik renkleri ayirdikdan sonra kendince boncuklari sayiyor. Amacimiz Karan'a saymayi ogretmekden ziyade ayni renkdeki iki ayri objeyi eslestirmesini ogretmek.






Iste Karan'la son bir kac haftamiz boyle gecti, her zamanki gibi keyifli ve suprizlerle dolu. Onumuzdeki gunlerde havalarin tadini cikartmaya devam edecegiz. Biricik arkadasimiz Sila'da Turkiye'den dondugunden onunla da daha fazla zaman gecirip oynayacagiz saniyorum.
Arayi fazla acmadan tekrar yazabilmek dilegiyle...

19 Ekim 2008 Pazar

Sonbahar


Minikle bu haftaki aktivite konumuz sonbahardi.
Ne tip birsey yapabiliriz diye cok dusundum, en sonunda Karan'in odasinin bir kosesini sonbahar kosesi haline getirmeye karar verdim. Tum malzemelerimi ayarlayip ciktik minigin odasina. Karan onca malzemeyi gorunce cok heyecanlandi. Henuz makasi istedigi kadar duzgun kullanabilecek yasta olmadigi icin isin cogunu ben yaptim, Karan da beni seyretti. Yaparken bir tarafdan da konustuk sonbaharda neler olur diye. Sanirim aklinda konusmanin bazi parcalari kalmis olacak ki simdi " agaclarin yapraklari neden dokuluyor. " Karan'cim diye sorunca "yagmur yagiyor" diyor :) isimiz bittiginde minigin odasinin bir kosesinde yagmurlu bir bulut, yapraklari dokulen bir agac ve agacin dibinde yuruyus yapan Karan'in en sevdigi cizgi film kahramanlari var. Herseyi bitirip ortalikdaki kagitlari toparladikdan sonra epey oynadik yeni kosede, Karan bulutun altina gecti, ben de " kos kos kos yagmur yagiyor, islanacaksin " diye bagirdikca minikde kosarak kacti :) cok eylendik Karan'la birlikte...















Yine daha onceki haftalarda bir Turkiye tatilindeyken yapamadigimiz aktivite konularindan biri olan evcil ev hayvanlari ile ilgili olarak da, buradaki en iyi arkadaslarimizdan biri olan Zeynep ve kopegi Cupcake'le bir araya gelip oynadik. Cupcake 4,5 aylik bir yavru kopek ve Karan'in Sila'dan sonra en iyi aykadasi. Bir araya her geldigimizde ikisi bir olup turlu yaramazliklar yapiyorlar. Karan'in onunla nasil uzun uzun vakit gecirdigine bazen sasiriyorum. Eline alip minciklamayi istemek yerine ( cunku bu yas cocuklari genellikle oyle yapiyorlar ) Cupcake'in en sevdigi oyuncaklarindan birini elini alip, ondan kaciyor, Cupcake'de sanki Karan'in ona oyun yaptigini anlamis gibi oyle arkasindan kosup, oyuncagini minikden almaya calisiyor. Tabi durum boyle olunca da ortalik cocuk cigliklari ve havlama sesleri ile doluyor :)










Ben kendim hayvanlari cok severim, Karan'da hayvanlari


sevsin, onlardan korkmasin istiyorum, bunun icin hayvanlar


konusunda her firsatta birseyler yapmaya calisiyorum. Mesela evimize yakin evcil hayvanlar ve bakim malzemeleri satan buyuk bir magaza var. Orasi bizim rutin ugrak yerlerimizden bir tanesi. Oraya gittigmizde mutlaka yeni sahiplerini bekleyen kedileri,kopekleri, baliklari ve hamstirlara bakiyoruz uzun uzun.


Ayrica universteye ait olan kelebek muzesi de ziyaret ettigimiz mekanlardan birisi. Orada kelebekler icin ayrilmis ozel bir alanda Florida da gorebileceginiz her cesit kelebekle tanisabiliyorsunuz. iceriye girdiginizde her yaninizi kelebekler sariyor bir anda,ozellikle bu gunler de hava cok yumusadigi icin envayi cesit kelebek gormek mumkun. Karan'i iceriye girince hayal etmek zor olmasa gerek, hemen ciglik cigliga ilk gordugu kelebege dokunmaya calismisti ilk seferinde. Artik kelebeklerin cok narin canlilar olduklarini biliyor. Dokunulunca canlari yanabilir diye anlattim ona, onun icin o da yere konmus bir kelebegin yanina oturup dokunmadan ona el sallayip "merhaba kelebek" demekle yetindi son seferinde.














Bir de muzemizde 12 milyon yil yasinda bir mamutumuz var, Karan o mamutu cok seviyor, hatta bazen parka giderken yolumuzu degistiriyoruz mamuta bir merhaba demek icin .


Iceriye girer girmez, girisin hemen devamindaki aciklikda butun heybetiyle duran mamutun yanina kosup uzun uzun bakiyor Karan, sonra bana donup "anneee mamut " diyor. Benden de evet " Karancim Mamut. Ne kadar buyuk degil mi ? Bak kocaman ayaklari ve up uzun disleri var ." cevabini almadan da yanindan ayrilamiyoruz, benim onu dinledigimi anladikdan sonra da kafasiyla tamam der gibi bir hareket yapip " hih " deyip yoluna devam ediyor.









Bir de aynilarini biribiriyle esleyebilmek icin iki takim aldigimiz ciflik hayvanlari modellerimiz var. Gectigimiz hafta onlarlada ilgili bir seyler yaptik. ilk daha once bir kitapcida gorup begendigim ve nasil olsa bir konu bulurum diye bir kenara ayirdigim, uzerinde hayvan ve cesitli imajlar olan bir dizi kartimiz vardi, iste o kartlardan elimizde olan hayvanlarin resimlerini ayirdik ve modellerle resimleri esledik ve resimdeki hayvanlarin isimlerini yeniden tekrarlayip seslerini ya da yuruyuslerini taklit ettik. Sonra da kartlari kaldirip, hayvan modellerinin tamamini masamiza koyup ciftlerini bularak bir kenara dizdik. Sonra minik her zamanki titizligi ile dizdiklerinden memnun kalmayip onlari yanyana dizmek yerine arkaya arkaya dizmenin daha iyi olacagini dusundu ve tek tek hepsini asker gibi arka arkaya dizdi. Isini bitirdikden sonra suratindaki muzur gulusu gorulmege degerdi :)




Gectigimiz bir kac hafta boyunca ogleden onceleri parklarda kosturdukdan sonra hemen hemen hergun oglen uykusundan sonra evimizde birseyler yapmaya calistik. Yaptigimiz her yeni aktivitede minik eskisinden daha ilgili ve daha becerikli idi. Bu yastaki cocuklar neredeyse her gun gozle gorulur derecede buyuyorlar. Tabi bu gelismede yaptiklarimiza bire bir yansiyor. Neler yaptik onlardan biraz bahsetmek gerekirse, yine bir alis veris merkezinde tesadufen buldugum ve kesin birseyler yapariz diye aldigim malzemesinin adini tam olarak bilmedigim ama yumusak ve cocuk icin oynamasi cok kolay oldugunu soyleyebilecegim kucuk kucuk kalp,yildiz, kare, daire ve ucgen sekilleri, farkli farkli renkleri olan sevimli materyaller vardi elimizde. Iste onlardan renkleri ve sekillerine gore ayirdigim bir kismi ile Minikle oturup oyunlar oynadik, oncelikle materyelleri renk gozetmeksizin sekillerine gore dort kaba ayirdik, sonra da hepsini tekrar karistirip bu sefer de renklerine gore dort ayri gruba ayirdik. Bunlari yaparken Karan renkleri isimleri ile degilde ayni renkte olan baska seylerin isimleri ile ogrendiginden isin sohbet tarafi cok zevkli idi. Mesela yesilin bizim evimizdeki adi agac rengi, ya da kirmizinin adi Elmo rengi, is boyle oluncada sohbet su sekilde gelisiyor " Karancim tamam bu kalp Elmo rengi ama sen baska Elmo rengi olan neler biliyorsun ?" Minik eger aklina hemen birsey gelirse soyluyor eger gelmezse sanki soruyu anlamamis gibi " hi " diye cevap veriyor, sonra aklina birsey gelene kadar bu konusma boyle gidip geliyor :)





Bunun disinda dahil oldugum yahoo grup olan

montessori grubunun uyelerinden birin mesaji sayesinde haberdan oldugum, ingilizce tot-book denilen, sanirim bebek kitabi olarak turkceye


cevirebilecegimiz kitaplarla birseyler yapmaya calistik. Internetten konu ile ilgili cesitli siteler var, onlardan birinden malzemelerin renkli ciktilarini alip kitap seklinde bir dosya icerisinde duzenledim. Minik karakterlerini ozellikle onun favorilerinden sectigim tot-booklara bayildi. Ozellikle sekiller, renkler ve hayatta her karakterin bir ismi oldugu ile ilgili Karan cok guzel oyunlar oynadik bu el yapimi kitaplarla.


Yaptiklarimizi tek tek yazmaya calistikca yazilanlar uzuyorda uzuyor ama kisaca bahsetmek gerekirse ....











Bol bol boya yaptik, hatta en son disaridan topladigimiz taslari rengarek boyadik















Sonra sungerlerle suyu bir kapdan deger bir kaba aktarmaya calistik. Bu aslinda el kaslari ve kordinasyon icin cok faydali bir egzersiz, Karan'da cok sevdi ama titizligi sebebiyle yere dokulen her damla icin Karan cok sinirlenip agladigindan bu egzersizi sadece banyo ile sinirli tutmaya karar verdik :)









Birde babamizin bize aldigi ahsap, cesitli sekillerdeki oyuncaklarimizla cesitli konbinasyonlar olusturarak buyuk ucgenler, kareler,diktortgenler gibi tanidik sekiller yaptik

















Karan buyudukce onunla yeni birseyler yapmak cok daha zevkli oluyor. Gorduklerine tepkileri degisiyor, sevincleri degisiyor, ifadeleri degisiyor, yani kisaca kisiligi ve hayati bakisi gelisiyor minigimizin. Tum cabamiz algisinda sinirlari olmasin Karan'in, bir takim korkular gelistirmesin, on yargilar olmasin kafasinda , etrafini tum basitligi ile algilasin ve anlasin diye.

Umarim minigimde benim kadar keyif aliyordur yaptigimiz tum bu islerden :)