18 Ekim 2007 Perşembe

Yenilikler...

En son yazdigimdan bu yana epey zaman gecti, ama sanirim minik buyudukce benim bos zamanlarim azaliyor , ya da o kadar yorgun oluyorum ki bos zamanlarimi ayaklarimi uzatip biraz miskinlik yaparak geciriyorum :)

Minik tam hizla buyumeye devam ediyor, gelismeler inanilmaz, neredeyse her gun yeni birsey ekliyor kendine, ya yeni bir ses, ya yeni bir mimik, ya da yeni bir hareket. Izlemek cok keyifli, onu gozlemlerken icime tarif edilmez bir mutluk ve gurur doluyor ki anlatilmaz. Daha once bir yazida isaret dili uzerine calistigimizi yazmistim, Karan artik neredeyse uzerinde calistigimiz tum isaretleri anliyor ve bir cogunuda kullanmaya

basladi. Mesela tabaginda yemek bitti ve hala doymadiysa daha cok istedigini anlatan hareket ( sagdaki fotograf ) ;
Ayrica yemegi bittiginde ya da lazimliginda isi bittiginde artik kalkmak istedigini onun icinde onu temizlememi istedigini anlatmaya calistigi hareket (asagidaki fotograf) ;

Bunlar encok kullandigi isaretler, bunun disinda fotograflayamadigim isaretleri , top, araba, kitap, yok ki, nerede, balik, uyku vakti gelince yataga gitmek istedigini anlatan isaret, bitti... Bunlar aklima gelenler. Sanirim litraturde olmayan ama minigin gelistirdigi ve hatta benim bile henuz anlamini cozemedigim bir kac tane daha isaret bile soz konusu.


Bunun disinda bir de oyunlarimiz var, benim en cok sevdigim minige "nerdeymis Karan " dedigin zaman normalde yuzunu, gozlerini kapatmasi


beklenirken bizimki kulaklarini kapatmasi.


Biz esimle etrafi goremedigi zaman birseyler kacirdigini dusundugu icin bunu gelistirdigini saniyoruz. Iste burdaymis oglum deyince de kahkalarla aciyor ellerini ve cok mutlu oluyor. Tabi bu oyunu bazen yemek yerken ve elleri bileklerine kadar yemek bulasigi icindeyken yapiyor ki o zaman tadina doyum olmuyor :)

Bir de minigin bisiklet gunleri basladi, Gainesville'de sicaklar yerini ilik bahar havasina biraktigindan beri esimin ve Karan'in en gozde aktivitesi bisiklet. Minige bir kask ve babasinin bisikletine binebilmesi icin bir koltuk aldik, simdi her aksam ustu, babasi isten gelince kapiya dikiliyor , neymis efendim bisikletle gezecekmis, elini havaya kaldirip hareket ettigini ifade etmek isteyerek kaydiriyor elini havada ve ayni zamanda da agziyla "Wuuu" diye bir ses cikartarak anlatiyor bize meramini, mesala bu da minigin isaret dili uydurmalarindan biri:)


Babasi bisikleti hazirlarken zor bekliyor asagida, bir eli bisikletin tekerinde sanki bagi kopartmak istemiyormus gibi, sanki bak ben simdi buna binip gidecegim demek ister gibi ama aglayip mizmizlik yapmadan bekliyor babasinin yaninda sabirla. .
Sonra babasi yerine oturtunca da keyfine diyecek yok, giderken gulucukler, cigliklar atiyormus babasinin soyledigine gore, cok ama cok keyif aliyor bu yeni aktiviteden...
Simdi aksam ustlerini iple ceker oldu Karan, hatta gun icerisinde alis-veris icin disariya ciktigimizda bile hemen bisikletlerinizin durdugu yeri gosterip hemen "Wuuu" yapiyor. Ben de tamam kuzucum aksam baban gelsin gezeceksiniz giyorum o da kabul ettigini anlatir gibi baba diyor ve konuyu kapatiyor.
Karan'la vakit gecirmek her gecen gun daha keyifli olmaya basladi, her gecen gun yeni birseyler ogrendigini izlemek cok keyifli, uyudugunu izlemek, mutlulugunu paylasmak anlatilmaz...

15 Eylül 2007 Cumartesi

iyi ki dogdun....

Karan'imiz 1 yasini doldurdu. Zamanin ne kadar cabuk gectigine hala inanamiyorum. Hamileligim daha dun gibiyken minik gectigimiz hafta sonu bir yasini doldurdu.


Ilk dogum gunu biraz ozel olsun istedik, onun icin kucuk bir parti verdik minik icin, yasadigimiz ogrenci lojmaninin ortak kullanim icin hazirladigi kucuk salonunu rezerve ettirdik buyuk gun icin, bir iki gun oncesinden basladim hazirliklara, yiyip icmek icin salatalar ve yemekler hazirladim, biri minigin minciklamasi icin ozel olarak hazirladigim, digeri de misafirlerimize ikram etmek uzere siparis verdigimiz iki tane pastamiz vardi. Parti sirasinda da babamiz bize kofte ve sosis pisirdi. Sag olsun buradaki arkadaslarimiz bizi yalniz birakmadilar, asagi yukari 20-25 arasi misafirimiz vardi. Minik ozel birseyler oldugunun oyle farkindaydi ki uzerinde yogunlasan ilginin doyasiya tadini cikartti. Davetli arkadaslarin Karan'la yasit olan bebekleri anne babalarinin yanlarindan ayrilmazken minik, sanki ev sahibi oldugunun farkindaymis gibi tek tek yanlarina gidip hepsiyle ayri ayri oynamaya calisti.

Sira mum uflemeye geldiginde minik pur dikkat neler olup bittigini inceliyordu. Mumunu ufleyip de onunda onunde istedigi gibi oynayabilmesi icin bir pasta koydugumuzda sevincden cildirdi. Asagi yukari 40 dakika zevkle pastasini minciklayip yemeye calisti, doydukdan sonrada kalanini bacaklarina, kollarina ve saclarina surmeye basladi.

Hali gorulmeye degerdi. Aksam oyle

yorulmustu ki uyku saatini beklemeden uyuklamaya baslamisti , hatta kendisine gelen hediye oyuncaklarina bile gereken ilgiyi gosteremeden normal saatinden yarim saat once



uykuya daldi.
Cocugum olmadan once bir iki yasinda bebekler icin yapilan dogum gunu partilerini anlayamazdim, cunku onlarin henuz hicbirseyin farkinda olmadiklarini dusundugumden onun icinde aslinda yapilan partinin cocukdan cok buyukler icin oldugun kanisindaydim. Ama bir cok konuda degisen fikirlerim gibi bu konuda da fikrim degisti.





Oncelikle bebegin birseyin farkinda olmadigini dusunmek yanlis, minik olagan disi bir gun oldugunun cok cok farkindaydi. Ikinci olarakda parti buyukler icin bile olsa,minik bebeginin buyuyor oldugunu sevdiklerinle paylasmak ve bunu gururla kutlamak kadar dogal baska birsey olamazmis.



Hepimiz cok eylendik, ne denir, darisi nice saglikli yaslara....

12 Eylül 2007 Çarşamba

Ilk adimlar 2...

Minik 23 Agustos 2007 tarihi itibari ile yurumeye basladi. Sabah babamizi okula gecirmek icin kapimizin onundeydik , ben minigin kollarinin altindan tutup yurume pozisyonuna getirdim, bir suredir ayakda tek basina durabildigi icin dengesini sagladikdan sonra biraktim, babasi hic de gelecegini dusunmeden "Hadi gel Karan " dedi ve Karan 'da bizim saskin bakislarimiz arasinda babasina dogru 3 adim atti. O an sadece esimle birbirimize baktigimizi ve ikimizinde sarilmak

uzere minige dogru atildigimizi hatirliyorum. Minik kuzumuz artik kanat cirpmayi ogrendi, yakinda palazlanip bizi pesinde kosturmaya baslayacagina hic suphem yok.
Simdilik bizim yuregimizi agzimiza getirircesine koselere dogru yaptigi pikelerle ve yuruyup yuruyup poposunun uzerine kendisini atmalariyla konuya isindigini dusunuyoruz. Gectigimiz hafta sonu esimle ev onarimi uzerine malzemeler satan bir markete gidip evdeki sivri koseleri minikge guvenli hale getirebilmek icin bir kac birsey aldik. Bakalim ise yarayip yaramadigini yakinda gorecegiz.
Cok ilgincdir ki Karan'in cani hic oyle tatli degil, yani biraz kahraman benim oglum. Eger her hangi birseye agladigini duyarsaniz gercekden cani yanmis demektir, onun disindaki kucuk carpma, vurma siyrik gibi lafi olmayan seylere hic pabuc birakmaz.Yurumeye basladigi gunden beri biri yanaginda, birisi de alninda iki tane morluk gorduk ama ne zaman ya da nasil oldugu konusunda hic bir fikrimiz yok, cunku neredeyse hic aglamadi minik. Umarim bu dengesini tam olarak saglayamadigi alisma donemini kazasiz belasiz atlatiriz.
Ne diyeyim kuzumun yurudugunu gormek cok ama cok keyifli, hele hele onun yurudugune sevinmesini izlemek gibisi yok....

25 Ağustos 2007 Cumartesi

Tatil bitti...


Sonunda tatil bitti, misafirlerimizi de gonderdik ve
Gainsville'de ki hayatimiza biraktigimiz yerden devam ediyoruz.
Gectigimiz ay oldukca hareketli bir trafigimiz oldu, bazi zamanlar minik bile ayak uydurmakta zorluk cekti. Evdeki kalabalik ve kendi uzerindeki ilgi minigin arayip da bulamadigi seylerden biriydi. Doya doya simardi, kucakdan kucaga gezdi oglum.







Ilk once yasadigimiz yere yakin gunu birligine gidilebilecek yerleri bir yokladik, baktik hepsi enson biraktigimiz gibiler mi diye. Hepsi yerli yerindeydi. Sonra komsu eyalet Georgia'ya bir gezi yaptik, yol biraz uzunduama bence hepsine deydi.Ilk durak Savannah'di , 1700'ler de Amerika'nin siyah-beyaz catismasinin kalbinin attigi sehirlerden biri Savannah. Tarihi binalari, hayalet hikayeleri ve mutfagiyla unlu. Biz mutfagi ve binalariyla oldukca yakindan ilgilendik, hatatta orada kaldigimiz ev 150 senelik bir yapi idi,restore edilmis ve turistik amacla kullaniliyordu, evin icindeki esayalarin cogu antika idi...Ikinci duraksa bir dag parkiydi. Georgia'nin kuzeyinde Fort Mountain dedikleri eyalete ait bir parkda dort guzel gun gecirdik. Dag gercekden cok guzeldi, yaptigimiz uzun yuruyuslar sirasinda bir cok defa yavru geyiklere rastladik,Oramanin nemsiz, geceleri biraz serin ve temiz bir havasi vardi. Aksamlari yakilanmangalin ve dagin eteklerine inci gibi dizilmis evlerden bir tanesi olan evimizin inanilmaz manzarali balkonun tadini cikardik.


Minik zaman zaman bize cok bozuldu, zira istedigi gibi oraya buraya emeklemesine pek izin veremedik,ama dagin tepesindeki golun kenarina yaptiklari plajda doyasiya emeklettik Karan'i.


Minigi kuma biraktigimiz ilk an gormeye degerdi. ,sevincden ne yapacagini bilemedi once, bir suya bir kuma emekleye emekleye zikzaklar cizdi kiyi boyunca.Yorulur diye bekledik ama nafile, biraksak saatlerce yapabilecek gibi gorunuyordu ayni seyi. Isin komigi suda birimiz beklemiyor olmasak suyun boyunu astigina aldirmadan emekleyip gidecek kerata. Cok gozu kara bir cocuk oldu ... isimiz zor olaca

Gezinin en gozde kahramani tabi ki yine minik oldu.Yemek

yedigimiz her restorantda, garson kizlarin hic birinin gonlunu kirmadan hepsi ile ayri ayri flort etti oglum. Hatta bazilarina biz bile inanamadik, ne yapip etti kizlarin dikkati cekmeyi basardi. Hele bir seferinde tam masanin kenarinda oturuyordu minik, zavalli garson kiz da karsi kosede durup masadakilerin siparislerini almaya calisiyordu ki bir ara Karan'a gozu takildi. Bizimki cenesini




masanin uzerine koymus, ellerini asagi ya sarkitmis, yuzunde en



tatli gulumsemesi, gozlerini hafif kismis kizcagizin dikkatini


cekmeye calisiyor. Dayanamadik tabi hep bir agizdan gulmeya basladik minigin o haline, o da


sanirim anladi ona guldugumuz ve bir keyif bir keyif...


Tatil iste cabuk gecip gidiyor,bizimki de oyle oldu. Georgia'den dondukden sonra misafirlerimizin gitmeden onceki son alis veris islerini filan derken iste Agustos ayini da bitirdik, gectigimiz sali misafirlerimizi gonderdik, persembe gunu de esimin okulu acildi, ogerci olarak ciktigi tatilden egitimci olarak donmenin hafifligi ile basladi doneme.

Simdilerde hepimiz yeni duzene ayak uydurmaya calisiyoruz. Minik ilgi odagi olmanin sarhoslugunu uzerinden atmaya calisirken esim ve ben de evin canlardan sonraki sesizligine alismaya calisiyoruz...






8 Temmuz 2007 Pazar

Teslim


Bugun saat 21:52 itibariyle esimin doktora tezi bitmis bulunuyor. Biraz once telefon edip soyledi son bir haftadir merakla ve sabirla bekledigim su iki kelimeyi " sonunda bitti."
Ozellikle son on haftadir okuldaki odasina kapanip calisti durdu, zor bir on hafta oldu ama, iste bitti. Bundan sonra tekrar donem baslayana kadar uzun bir ara var ve eminim dinlenip kendine gelme firsati olacaktir. Hele hele bir iki gun icerisinde Turkiyeden gelecek misafirlerimizle, maruz kalinan stres cabuk atilacaktir, hic suphem yok...
Bugun aksam yemeginden sonra isinin birkac saat icerisinde bitecegini bilerek nese ile ugurladik babamizi. Uzerinde son on haftadir donusumlu giydigi iki t-shirtten biri ve sapkasi ile. Esimin dedigine gore bundan sonra uzun bir sure o sapkayi, o ayakkabiyi ve o cantayi kullanmak, hatta gormek bile istemiyormus :) cok da anlasilmaz degil tabi. Zor bir donem gecirdik, ama sanirim Karan'siz cok daha zor olurdu. Minik iki tarafli calisti, evde beni meskul tutarak yalnizlik hissettirmedi ve babasinin dinlenmek uzere eve geldigi aralarda gulucukler ve cigliklar sacarak onun stresini azaltti. Minik uzerine duseni yapti, simdi sira bizde, oyun arkadaslari ikiye cikti, olabilecek en guzel yaz icin isaret verildi sonunda :)
Yazin geri kalani icin guzel planlarimiz var, yasadigimiz yerin kuzeyinde Savannah dedilen hos bir kentte gitmek uzere rezarvasyonumuz yapildi bile. Minigin ilk ciddi tatili olacak, cunku dogdugunda hastanede gecirdigimiz gece disinda ilk defa evimizin disinda bir yerde bir gece gecirecek. Bakalim nasil olacak.
Misafirlerimizden bahsetmistim ya, Karan'in amcasi ve kiz arkadasi geliyorlar. Minik ilk defa amcasi ile tanisacak. Onun icin onemli zamanlardan birisi, amca, hala, dayi ve teyze dortgeninde tek kenar olan esimin tek kardesi ile tanisacaklar. Benim kardesim olmadigi icin bu yakinligi yasayacagi tek insan amcasi. Minigin bol bol simariklik yapip tum numaralarini sergileyecegine cok eminim, yani eylenceli gunler yakin.
Tez bitti, memleketten canlar geliyor, babamizin tekrar yogunlasmaya baslamasina en az 1,5 ayimiz var, yani kisacasi hersey cok guzel olacak... :)

28 Haziran 2007 Perşembe

Cevriye

Su gunler minigin uyku aliskanliklarini duzenlemeye calisiyoruz. Uzun zamandir kucuk bir problemimiz vardi, Karan benim saclarimi tutmadan uyuyamiyordu, tabi bu durum gece uyandiginda tekrar kendi kendine uykuya donmesinde sorun olmaya baslamisti. Gecenin ikisinde ya da ucunde benim minigin besiginin yaninda saclarini ellerine dolanacak kadar iceriye sarkitmis, onun uyumayasini beklerken ne kadar zorlandigimi hayal etmek guc olmasa gerek. Uzun sure benim saclarimin yerini alabilecek oyuncak ordek, battaniye ucu ya da tulbent denemerimiz oldu ama Karan hicbiriyle uyuyamadi. Sonunda alis veris merkezlerinden birinde dolasirken birden cozumumuzu gordum, oyuncak ayilar satan bir dukkanda tam istedigim gibi up uzun sacalari olan bir ayicik buldum. Eve gelir gelmez deneme firsatimiz oldu,cunku zaten minigin uyku vakti gelmisti. Araliksiz iki saat oglen uykusu yapti, normalde bir saat ya da en uzun bir bucuk saat uyuyan cocuk iki saat deliksiz uyudu. Boylece uykusuz gecelerimize bir cozum bulmis olduk. Ayicigimizin adini uzun saclarindan dolayi Cevriye koyduk. Simdi uyku vakti geldiginde Karan'a "hani oglum Cevriye " deyince hemen ayicigina bakiyor, yatar yatmazda saclarini ellerine dolayip bir tarafdan da parmak emerek uykuya rahatca geciyor.




Minik o kadar hareketli ve neseli bir bebek oldu ki anlatilmaz. Surekli yaninda birinin olmasi gerekiyor aksi taktirde bir kac saniye icinde Karan'i her hangi bir muzurluk yaparken bulmamak kacinilmaz. Ya salondaki elektronik esyalari karistirirken ya da babasinin raflarinda ki normalde oynamamasi gerek seyleri,murekkep sisesi gibi ,almis neseyle sallarken bulabilirsin. Birde banyo maceralarimiz var ki onlar cok keyifli. Karan'i her aksam uyku vaktinden once yikamak aliskanlik oldu, kendisi de banyo vakitlerini cok seviyor ama onu kendi kuvetinin icinde tutmak iki kisilik is neredeyse. Banyoya ilk girdigimizde bir iki dakikaligina su dolu ordek seklindeki kuvetinde oturup oyuncaklari ile oynuyor ama ikinci dakikanin sonunda sikilmaya ve etrafiyla ilgilenmeye basliyor. Once elindeki oyuncaklari disariya atarak basliyor, sonrada kendisi arkasinda egilip onlarin yanina gitmeye calisiyor. Dusup bir tarafini incitecek diye odum kopuyor.
Henuz yurumeye baslmadigi icin cok sikintili,herseyi kendisi yapmak istiyor ama vucudu onunla hem fikir degil. Kuvetten cikmak istiyor, lazimligina oturtturdugumda kalkip yurumek istiyor, oyuncak sepetine tutunup kalktikdan sonra yuruyup odasindan cikmak istiyor ama dedigim gibi vucudu henuz onunla hem fikir degil. Tabi yurumeye basladiginda neler olacak onu da dusunmeden edemiyorum, halazirda cok hareketli bir cocuk bir de ayaklaninca ele avuca hic sigmayacak sanirim. Bakalim gorecegiz, belkide islerini kendi yapmaya baslayinca biraz sakinler. Yani umarim oyle olur :)

Babalar gunu

Minigin babasi her nekadar yogun olsada hayatinin ilk babalar gununu kacirsin istemedim. Onun icin minige, babasi icin birseyler hazirlamasinda yardim ettim.


Aslinda iki sey hazirladik ama bir tanesi icin Karan'in yapmasi gereken tek sey poz vermek oldu :) internetten hizmet veren bir site araciligiyla uzerinde minigin fotografi olan metal bir kahve kupasi hazirlattik. Bence cok sirin olmustu. Kupa suan babamizin yaninda oldugu icin fotografini cekip koyamiyorum ama ilk firsatta ekleyecegim.


Birde istedimki gercekden Karan'dan birseyler olsun. Alis-veris icin minikle birlikde dolastigimiz bir gun bunun icin cok uygun bir t-shirt ve parmak boyalari bulduk. Eve gelip Karani bezine kadar soydum ve projeyi baslattik. Yaparken fotograf cekmeyi cok isterdim ama boyalar ve 9 aylik bir bebek bir araya gelince ne buyuk bir karmasa ciktigini hayal bile edemezsiniz :) duz bir kaba kirmizi ile turuncu arasi bir boya karisimi hazirladim, Karan'in ellerini icine batirip sonrada t-shirtun uzerine bastirip elinin izinin t-shirte cikmasini sagladik. yapmak anlatmak kadar kolay olmadi, cunku minik boyayi minciklayip o elleriyle halinin uzerinde emeklemek icin cok caba harcadi. Cikarttigimiz is guzel oldu ve minik de cok eylendi yaparken. Eminim esimde cok begendi onun icin hazirladigimiz t-shirtu. Henuz giymek icin firsati olmadi cunku gercekden cok cogun ama eminim en kisa zamanda giymeye baslayacaktir.